“Teşekkür ediyoruz Azra’nım.”

Zeynep Oral’ın arkadaşı Azra Erhat için ölümünden sonra yazdığı yazı:

Azra hanım, tehlikeliydiniz, biz sizi fakülteden kovduk, hapishanelere soktuk, hücrelerde tuttuk. Hapisten sonra işinizden kovduk. Artık sizi hiçbir yerden kovamayız ya da kapatamayız. Artık Mavi Yolculuklar’daki kuşlar gibi, uçurtmalar gibi, rengarenk rüzgar gülleri gibi özgürsünüz! Özür dilemek için geç kaldık. Teşekkür ediyoruz Azra’nım.”

Bu ne kadar üzücü bir durum…

10 bin yıllık, dünyanın en güçlü devleti, korkusuz Türkiye Cumhuriyeti, edebiyatçı bir vatandaşından korkup onu hapislerde süründürüyor! Devletimiz kendini nasıl bu kadar küçültebiliyor? Nazım Hikmet. Sabahattin Ali. Halikarnas Balıkçısı… Daha niceleri. Peki neden? Devlet bu zararsız fikir insanlarının kendisine nasıl bir zarar verebileceğinden korkuyor?

Devlet Azra Erhat’ın ailesinden özür dilemiş mi? Özür dilemeyi düşünmüş mü?

………………………..

Bence devlet bu konuda ciddi bir çalışma yapıp, devlete zarar verebilecek insanlarla veremeyecek insanları birbirinden ayırabilmek için kendine bir yönetmelik hazırlamalıdır. Böylece, işgüzar veya dış güçlerin güdümündeki bir bürokrat kendi inisiyatifi ile masum insanların hayatını karartamasın.

Şu anda devlet bu ayırımı yapamıyor; şairler içeri alınırken bankaların içini boşaltan insanlar ödüllendiriliyor. Bu iki tip insandan hangisinin devlete zarar verdiğine devlet kendi başına karar veremiyor; onun için böyle bir yönetmelik devletin kendi menfaati için şart.

Bu yönetmeliğin ilk maddesi,

1. İşi gücü eski Yunancadan çeviriler yapıp, mavi yolculuğa çıkan, doğa aşığı, ince ruhlu, gerçek bir Cumhuriyet kadını, övülmelidir, yüceltilmelidir, kesinlikle özgürlükleri kısıtlanamaz…

olmalıdır.

Böyle bir yönetmeliğe göre hareket eden bir devlet dış güçlerin isteği üzerine kendi aydınlarını aşağılayıp süründürmez. Güçlü Türk devletine yakışan da budur.

Notlar:

— Zeynep Oral’ın Azra Erhat hakkındaki yazısını, Melda Davran’ın Kız Gücü Hikayeleri adlı kitabından aldım. Sayfa 37.

Azra Erhat hakkında bilgi.

Korkak devlet istemiyoruz.

Şarkıcıdan korkan devlet.