Örtünme modası

20180616_170234-1084230249.jpg
Kadınların örtünmesini emreden Işık Bölümü 31. Sözü kendine göre yorumlamış bir kadın…

Nevşin Mengü İran’daki kadınları yazmış:

Hayat kadınlar için hayli zor. Bir yandan İslam polisi habire elleri sopalı kadınların tepesinde. Bir yandan da kendi üstlerine vazife bilen rejim yanlıları kadınları itip kakmayı kendileri marifet sanıyor. 2009’dan bu yana peyder pey başörtüsüne karşı kadınların gerçekleştirdiği eylemlerde artış var. 2017’de başlayan beyaz çarşamba eylemlerine destek büyüyor. Kadınlar kamuya açık yerlerde başörtüsüz geziyorlar. Genellikle bu kadınlar rejim yanlısı kadın ve erkekler tarafında sözlü ve fiziksel saldırıya uğruyor, bazen çevredeki insanlar bu kadınlara destek veriyor.

40 yıl önce zorla başörtüsüne sokulan kadınlar, başörtüsünden çıkma mücadelesi veriyor.

Başörtüsü rejimin sembolü, o nedenle kadınların işi zor

Türkiye’de ise kadınlar kendi istekleri ile kapanıyorlar. Tabii buna kapanmak denir mi bilemiyorum. Kapanmak değil, moda.

Notlar:

Nevşin Mengü’nün yazısı.

Saçörtüsü ile ilgili diğer yazılarım.

— Işıl Özgentürk de türban hakkında yazmış: Yeni kuşak türbanlılar

Önce şunu söylemek mümkün, türban artık bir dini sembol değil daha çok bir moda enstrümanı. Öğrencilerimden biliyorum, başlarını kapatan gencecik kızlara soruyorum: “Neden?” Kiminin babası istemiş, kimi kendiliğinden başını kapatmış. Ama türbanın nereden geldiğini bilmiyorlar. Kuran’da yazıp yazmadığını bilmiyorlar. Onlara türbanın Sümerlere dayandığını, bu uygarlıkta zengin ailelerin ilk kızlarını fahişelik görevi yapmaları için belli bir süre tapınaklara yollamak zorunda olduğunu anlatıyor, halk karıştırmasın diye de bu kızların başını örtmesinin zorunlu kılındığını söylüyorum. İlk baş örtünme onlarda, ardından Yahudiler de bu geleneği değiştirerek almışlar ve kiliselerde yaşayan rahibelerin bu biçimde örtünmeleri herkes tarafından kabul edilmiş. Bu bilgiyi verdiğim için bana teşekkür edenler bile var.

Öte yandan ülkemizde İmam Hatiplerde de dahil okullarda gerçek bir din eğitimi verilmediğinden, din felsefesi yok sayıldığından şekilcilik alıp başını gidiyor, sonuç hem başını örten hem de çok makyajlı, sivri topuklarıyla yürümekte zorlanan yeni bir model ortaya çıkıyor. Yani dinin önerdiği mütevazı olmak, göze batmamak, merhametli olmak, dayanışma içinde olmak, yani insana ait tüm duygular bu karmaşa içinde hiç tartışılmıyor.

Gerçi, bahsedilen kızlar başlarını kapatmıyorlar, saçlarını kapatıyorlar. Saç fetişizmi var yani.

— 31.3.19 En son yazısında belirttiğine göre, yukardaki yazısından dolayı Işıl Özgentürk’e dava açılmış. Haberle ilgili başka bir yazı: ‘Yeni kuşak türbanlılar’ı yazdı, savcılık ifadeye çağırdı…

Türbanını çıkartan kadınlar.

— Güven Gürkan Öztan da Türban konusunda yazmış: #10YearsChallenge

Türbandan vazgeçenler eski fotoğraflarıyla şimdiki başı açık hallerini birlikte paylaştı. Kimisi ilk karede çocukluk evresindeydi, kimi ise gençliğinin baharındaydı. Aralarında aile baskısıyla başını örtenler de vardı, muhafazakâr ailelerden gelip kendi isteğiyle kapananlar da. Birçoğu başını örttüğünde türbanın bir “özgürlük” olduğu iddiası dolaşımdaydı. 28 Şubat sürecinde uygulanan yasakların yarattığı tepki bu iddiayı destekliyordu. Liberaller, muhafazakâr çevrelerden gelen kadınların kamusal alanda var olmasının “türban özgürlüğüne” saygı göstermekle mümkün olduğunu ileri sürüyorlardı. O dönemde gerçek insan hikayelerine değmeyen, yalnızca soyut bir fantezinin izdüşümü olan “türban eşittir özgürlük” söylemi neticede İslamcı siyasetin etki alanını arttırıyordu.

10YearsChallenge etiketiyle türbanlarını nasıl terk ettiklerini anlatan kadınlar bu kararı AKP’nin tüm toplumu İslamcı tezler üzerinden dönüştürmeye çalıştığı bir dönemde alarak kelimenin tam manasıyla meydan okudular. Böylesine bir kararı almak cesaret işiydi, bedeli ağırdı. Türbanını çıkaran kadınlar çoğu kez ailelerini, yakın arkadaşlarını karşısına aldılar. Evini, mahallesini terk etmek zorunda kalan da oldu eşinden, işinden ayrılan da… Birçok örnekte en sert tepki babalardan, kocalardan, sevgililerden gelmişti ki bu tablo dahi tek başına manzarayı açıklar nitelikteydi. Türbanlı bir kadının başını açması kimilerine göre yolunu şaşırma kimilerine göre ise düpedüz ihanetti. Ancak onlar bütün bu karalama kampanyasına rağmen kendi hikâyelerini, kendi nedenlerini anlatmayı sürdürdüler.

İran’da zorunlu saçörtüsü yasağı

iran-başörtüsü

Kadınları anlamak zor! Türkiye’de kadınlar isteyerek kendilerini çarşaflara sokuyorlar, bir başkaldırı olarak, fakat İran’da kadınlar başlarını açma savaşı veriyorlar, yine başkaldırı olarak.

Türkiye’de de saçörtüsü zorunlu olsaydı ve devlet saçörtüsünün sadece siyah olacağını emretseydi bugün saçlarını en son moda rengarenk şallarla kapatan kadınlardan kaçı hala saçlarını kapatırdı?

Kadınlara zorla hiç bir şey yaptıramazsınız ama her türlü zehiri moda şekeri ile kaplayıp kadınlara yutturabilirsiniz… diye bir laf vardır. Doğru bence.

Notlar:

Bahsi geçen twitter yazısı.

Saçörtüsü ile ilgili yazılarım.

— Saçlarını zorla kapattırmadan saçı açık olarak cezaevine yollamaları da ilginçmiş.

— Tabii bu yalan haber değilse…

Kapalı hanımdan açık topluma methiye

20180624_172345-1693258713.jpg
Ayşe Kara hanım gururla poz vermiş.

Absürdün peşindeyiz ya, bundan daha absürd ne olabilir diye dikkatimi çekti paylaşmak istedim. Ayşe Kara isimli bir yazar İstanbul’un Çağrısı adlı bir kitap yazmış. Star gazetesinde röportaj yapıyorlar ve şöyle bir soru cevap olmuş:

— Kitabı yazarken keşfettiğiniz bir bakış ya da konu oldu mu?

— Fatih’in büyük oğlu Şehzade Mustafa’nın vefat konuşmasını 14 yaşındaki kızı Nergis Şah yapıyor. Erkeklerin karşısına çıkıp hitap ediyor. Ölen şehzadenin maiyetinde üst düzey yönetici konumunda pek çok erkek var. Ama meclislerde şiirleri de okunan, iyi yetiştirilmekte olan bu genç kız yapıyor konuşmayı. Yani bizim zannettiğimiz gibi bir kadın erkek ayrımı yok. Üstünlük yetenek ve çalışmayla gelen bir şey.

“Kapalı hanımdan açık topluma methiye” yazısını okumaya devam et

Türban modasının sonu

Şöyle bir tweet gördüm:

screenshot_2018-06-19-17-56-08-11767889330.png

Arapça “hımar” kelimesinin sadece “başörtüsü” olarak kullanıldığı tabii büyük bir yalan. Hımar’ın başörtüsü olduğunu iddia eden her Kuran uzmanı için “hımar” başörtüsü değildir diyen bir Kuran uzmanı vardır. Zaten Erdem Uygan’ın Kuran’ı Tahrife Modern Bir Örnek yazısının propaganda amaçlı samimiyetsiz bir yazı olduğunu detaylı olarak anlatmıştım. Burada tekrarlamaya gerek yok.

“Türban modasının sonu” yazısını okumaya devam et

Alman saçörtüsünün askerleri!

AyselDemirel
Danıştay üyesi Aysel Demirel, Cumhuriyetle birlikte kendisine istediği gibi giyinme hakkını veren Atatürk’ün fotoğrafı önünde bu hakkını kullanırken gururla poz verirken görülüyor.

Attığı tweet ile türban dalaşına giren Danıştay üyesi Aysel Demirel, tarafsızlığını yitirdiği eleştirilerine maruz kalınca, gelen yoğun tepkiler üzerine paylaşımını sildi.Gazetelerden

Bir Türk kadınının kendisini başörtüsü ile tanımlaması ne kadar üzücü olmalı. Tabii o taktığı aslında başörtüsü değil, türban da değil, SAÇÖRTÜSÜ.

“Alman saçörtüsünün askerleri!” yazısını okumaya devam et