Şehzadeler şehri Manisa

 

Manisa’da Osmanlı mimarisinin ne kadar sade, gösterişten uzak ve işlevsel olduğu dikkatimi çekti. Camiler, hamamlar, medreseler hep doğal taşlardan yapılmış. Toprak rengi hakim. Süsleme yok. Osmanlı, Avrupa gibi, mimaride aşırı gösterişe kaçmamış, Bence güzel bir şey.

Manisada eğitim görmüş şehzadeler.

Osmanlı, şehzadeleri eğitmek için ne kadar güzel bir eğitim sistemi geliştirmiş! Daha sonra şehzadelerin kafese kapatılmaları sonucunda bu sistem yıkılmış ve devlet işlerinden anlayan eğitimli şehzadeler devletin başına geçememişler ve çöküş başlamış.

17 yaşında bir şehzade koskoca imparatorluğun sorumluluğunu alacak yaşta kabul edilmekteydi. Fatih İstanbul’u aldığında 21 yaşındaydı. Bugün hangi 17 yaşındaki genç Fatih seviyesinde bir eğitim alarak hayata atılmaktadır. Hangisinin büyük hayalleri vardır? Gençlerimiz eğitim sanayinin daha da palazlanmasına araç olmuş piyonlardır. O kadar.  Ne kadar yazık değil mi?

Bu açıdan bakıldığında, seçilme yaşının 18’e indirilmesinin iyiye doğru bir adım olduğunu söyleyebiliriz.

Fikri hür, vicdanı hür

Fikri hür, vicdanı hür, başlıklı yazısında, Fatih Altaylı şöyle demiş:

***

Netflix bir fikirden yola çıkan sanal bir iş ve birkaç yıl içinde eğlence endüstrisinin en büyüğü haline gelebiliyor.

Demek ki, fikirden daha değerli bir şey yok.

Yeni dünya, böyle bir dünya.

Türkiye’nin eğitim sistemini nasılsa yeniden organize edecek birileri.

Bu gerçeği bilip görmeden yapılacak her türlü eğitim organizasyonu, daha uygulanmadan çöp demektir ve bir ülkenin insan kaynağının da çöpe atılması demektir.

Biat eden değil, özgürce düşünen, fikir üreten ve ne kendi fikrinden ne de başkasının fikirlerinden korkmayan nesiller yetiştirecek bir eğitim sistemi gerçekleştiremezsek, daha uzun yıllar boyunca “dış güçler” denilen bir güçle asla kazanamayacağımız bir savaş yaparız.

Aynı Don Kişot gibi.

(Vurgular bana ait.)

***

Eğitim sistemi söz konusu olunca tabii ben de bir şeyler yazmadan edemedim. Benim bu konudaki düşüncelerim de şöyle:

“Fikri hür, vicdanı hür” yazısını okumaya devam et

Sayın Fikri Işık’a açık mektup

Sayın Fikri Işık,

Gebze Teknik Üniversitesi Girişimcilik Zirvesi’nde verdiğiniz konuşmada girişimcilik konusundaki çok değerli fikirlerinizi paylaştınız. Apple gibi ilk tohumları bir garajda atılmış şirketlerin Türkiye’de de kurulabilmesi için gereken ortamın ve ekosistemin oluşturulması gerektiğini belirttiniz. Dediklerinize katılmamak mümkün değil.

“Sayın Fikri Işık’a açık mektup” yazısını okumaya devam et