Principia Mathematica

Aziz Nesin halkın çoğunluğu aptaldır demiş; duayen bir araştırmacı, asıl aydınların aptal olduğunu bulmuş; şimdi de bir Twitter kullanıcısı yeteri kadar düşünmediğimizden şikayet ediyor:

ümmet/toplum olarak az okuduğumuz kesin, ama daha çok vahimi, çok çok az düşünüyor olduğumuzdur, işin garibi, okuyanlarımız da düşünmüyor, oysa okumak anlamayı garanti etmiyor, düşünmedikçe…

***

Bence, düşünmek için ne çok okumak gerekir, ne okumak gerekir, ne de okuma yazma bilmek gerekir. Herkes bu dünyada, özellikle bu toplumda, hayatını sürdürebilmek için düşünmek zorundadır, ve herkes düşünür. Bir kızın cumartesi akşamı dışarı çıkarken, 2-3 saat süren hazırlanma sürecinde, ne giyeceği konusunda ürettiği düşünceler, 19. yüzyıl Avrupa filozoflarının toplam yayınlanmış çalışmalarından daha fazladır. Sadece saçını nasıl yapacağı hakkındaki karar verme süreci bile, Kant’ın kariyeri boyunca ulaşamadığı analitik derinliklere kolayca ulaşır. Kızın gittiği parti bağlamında, kendini ne kadar teşhir etmesinin tam kıvamında olacağı; ortamın sınırlarını zorlayacak azami şeffaflık ve teşhir derecesini bulabilmek için kullandığı sofistike mantık, eğer Bertrand Russel’da olsaydı Principia Mathematica’yı, Whitehead’in yardımları olmadan, tek başına ve oturma protestoları sırasında otururken yazıp bitirebilirdi. Ayakkabı seçiminden hiç bahsetmeyelim. Bu o kadar önemli bir konudur ki; Hangi ayakkabıyı giysem? Topuğum ne kadar yüksek olmalı? Yeni ayakkabı almam gerekiyor mu? gibi sorulara bulduğu felsefi cevapları kitaplaştıracak olsa, Marx’ın pabucunu dama atmış olurdu.

O zaman, siz dünyayı sadece elitist pencerenizden görebilen bir akademik olarak; sizden başka kimsenin düşünmediğini varsaymanızı ve buna inanmanızı gayet doğal karşılıyorum ve sizi suçlamıyorum. Siz, “hiç kimse —benim— düşündüğüm şeyleri düşünmüyor; hiç kimse —benim— okuduğum kitapları okumuyor, onların düşünmesini istediğim şeyleri düşünmüyor. O zaman onlar okumuyor, onlar düşünmüyor,” demek istiyorsunuz. Kimse düşünmediğine göre de siz “ümmetinizin” tek düşünen insanı olmuş oluyorsunuz!

Notlar:

Yazıda bahsedilen Tweet.

— Aziz Nesin ve aptallık konusundaki çok zekice yazılmış bir yazımız!

— Cengiz Özakıncının aydınların yüzde doksanının aptal olduğunu bildiren yazısı.

— Meraklısı için Principia Mathematica‘nın ekşi analizi.

Fikri hür, vicdanı hür

Fikri hür, vicdanı hür, başlıklı yazısında, Fatih Altaylı şöyle demiş:

***

Netflix bir fikirden yola çıkan sanal bir iş ve birkaç yıl içinde eğlence endüstrisinin en büyüğü haline gelebiliyor.

Demek ki, fikirden daha değerli bir şey yok.

Yeni dünya, böyle bir dünya.

Türkiye’nin eğitim sistemini nasılsa yeniden organize edecek birileri.

Bu gerçeği bilip görmeden yapılacak her türlü eğitim organizasyonu, daha uygulanmadan çöp demektir ve bir ülkenin insan kaynağının da çöpe atılması demektir.

Biat eden değil, özgürce düşünen, fikir üreten ve ne kendi fikrinden ne de başkasının fikirlerinden korkmayan nesiller yetiştirecek bir eğitim sistemi gerçekleştiremezsek, daha uzun yıllar boyunca “dış güçler” denilen bir güçle asla kazanamayacağımız bir savaş yaparız.

Aynı Don Kişot gibi.

(Vurgular bana ait.)

***

Eğitim sistemi söz konusu olunca tabii ben de bir şeyler yazmadan edemedim. Benim bu konudaki düşüncelerim de şöyle:

“Fikri hür, vicdanı hür” yazısını okumaya devam et