Zıtlık ve çelişki arasındaki fark

ALİ SEBETÇİ: İki prensip arasındaki zıtlık (antinomy) ile birbiriyle çelişen (contradiction) iki düşünceyi birbirine karıştırmamak gerekir. Prensipler çoğaldıkça zorunlu olarak birbirlerini sınırlarlar, oysa iki düşünce bir çelişki doğuruyorsa en az biri doğru değil demektir.

Zıtlık ve çelişki arasındaki farkı tam anlayamadığım için bu şekli çizdim.

20181211_001904~2247345697..jpg

Bence aradaki farkı iyi anlatıyor. Çelişki aynı şeyi birden fazla etiketle tanımlamak oluyor.

Arapça’nın sihirli etkileri

ramazan.png

Bir yazımda

Ülkemizde Arapça din ile ilişkilendirildiği için kutsal kabul edilir ve Arapça kelimelerin -Türkçe’ye geçmiş olsalar bile- söyleyen üzerinde sihirli etkileri olacağına inanılır,

diye yazmışım. Gerçekten de bazı kelimeleri Arapça söyleyerek daha dindar olduklarını sanan bir grup insan var.

Can Ataklı’nın Sözcü’de çıkan Kutlamayı Arapça yapınca daha dindar olmuyoruz adlı yazısını buraya olduğu gibi kopyalıyorum:

###

“Arapça’nın sihirli etkileri” yazısını okumaya devam et

Arapça “Akıl” Sözcüğünün Kökeni

Dil ve Din kitabında, Sayın Cengiz Özakıncı, Arapça “akıl” kelimesinin nasıl somuttan soyuta geçtiğini çok güzel bir şekilde anlatmış. Bundan çıkan bir sonuç da, aklın bazılarının yaptığı gibi, yüceltilecek, ulvileştirilecek, aydınlanma şu bu ile ilişkilendirilecek bir şey değil, sadece her insanda doğal olarak varolan “olgular arasında ilişki kurma yetisi” olduğudur. İlgili sayfaları olduğu gibi kopyalıyorum:

“Arapça “Akıl” Sözcüğünün Kökeni” yazısını okumaya devam et

İslam Bu: Muhammedî İslam, Cemil Kılıç

İslam Bu
Büyüteç altındaki Arapça yazı İmran Ailesi Bölümü, 19. Söz imiş: “Doğrusu Allah katında din, İslam’dır.” (Cemil Kılıç çevirisi.)

Cemil Kılıç’ın yeni kitabı İslam Bu: Muhammedî İslam’ı Beşiktaş’da bir kitapçıda gördüm, merak edip, içine şöyle bir bakayım dedim. Tesadüfen kıyamet kavramının irdelendiği 159’uncu sayfayı açmışım:

Kuran’da kıyamet sözcüğünün kullanımı konusunda çok ilginç bir durum söz konusudur. O da bu sözcüğün daima yevm yani gün sözcüğü ile birlikte kullanılmış olmasıdır. Böylece “Yevm’ül-Kıyame” / “Kıyamet Günü” ifadesi meydana gelmektedir.

“İslam Bu: Muhammedî İslam, Cemil Kılıç” yazısını okumaya devam et

Gazali: Her şeyin iki yüzü vardır

Sayın İbrahim Kalın’ın hoşuma giden bir felsefi paylaşımına yorumumdur:

“Her şeyin iki yönü vardır. Kendi nefsine bakan yönü, Rabbine bakan yönü. Kendine bakan yönü itibariyle varlık(lar) yoktur. Rabbine bakan yönü itibariyle vardır.”
İmam Gazali, Mişkâtü’l-envâr
Öyleyse:
Var olmak istiyorsan kendine/nefsine/egona değil Rabbine yönel.

Ne kadar güzel okunan bir söz! Felsefi güzel sözler paylaşıyorsunuz. Fakat bu cümlede geçen “kendine/nefsine/egona” kelimeleri biraz tartışmalı olabilir. Bu kelimeleri nasıl tanımlıyorsunuz bilmiyorum. Çünkü bunların hepsi eski felsefi kelimelerdir ve tanımlamalarında fikir birliği yoktur.

“Gazali: Her şeyin iki yüzü vardır” yazısını okumaya devam et