Tanımlamacılık / Faiz

Ben her konuya tanımlamacılık açısından bakıyorum. Bu dünya bir tanımlamalar dünyasıdır.

Kuran’daki ayetlere baktığımda onları tanımlamalar olarak görüyorum. Kuran’da geçen “faiz haramdır” cümlesi bir tanımlamadır.

Bu tanımlamanın gerekçesi de yoktur. Tanımlamacı yeteri kadar güçlü ise gerekçe göstermesi gerekmez. Bir tanımlama yapar ve bu tanımlamayı “kullarına” veya “kölelerine” dayatır ve kabul ettirir. Kölelerin efendilerinin tanımlamalarını sorgulama hakları yoktur, sadece kabul edebilirler.

Faiz, toplumu ilgilendiren bir konudur. Devleti ilgilendiren bir konudur. Din ile bir ilgisi yoktur. Ama devlet İslam devleti olunca işler değişiyor. Medine ayetleri inerken, faiz ayetleri dahil, Peygamber bir İslam devletinin temellerini atmıştı. Yönetim İslam devletinin elindeydi.

İslam devletinin, seküler bir devlet gibi, bir yasa yapıcı meclisi yoktu. Yasalar Allah’tan yansıtılarak Kuran’da tanımlanıyordu.

İlginç bir yöntem.

Mesela, aşırı kira (faiz) ile para kiraya vermek, yani tefecilik, 7. yüzyıl Arap toplumunda bir sorun olarak kendini belli ediyor. Yöneticiler tefeciliği bir sorun olarak görüyorlar.

Yasama organı olan bir devlet ne yapar? Tefeciliği önleyecek yasalar çıkartır. Tefeciliği yaratan toplumsal şartları ortadan kaldırmaya çalışır. Ama Arap aklını kullanarak sorunları çözmeyi denemez. Aklına kullanmak enerji ister. Arap miskindir. Kolaycıdır. Sorunları şipşak çözmek ister.

Tefecilik mi var? “Tefecilik yapanı cehenneme yollayacağız” diye Allah adına bir yasak tanımlarsın olur biter.

Tabii böyle bir tehdit bir işe yaramaz. Tefecilik devam eder gider. Çünkü tefeciliği yaratan toplumsal şartlar ortadan kaldırılmadığı müddetçe tefecilik ortadan kalkmaz.

İşin komiği, egemen güçlerin Allah’tan yansıtılarak tanımladığı bu tip yasalara insanlar inanır. Aradan bin yıl da geçse insanlar bu gerekçesiz tanımlamalara sorgulamadan inanır.

Mesela, Türkiye’de faiz ve para alışverişini düzenleyen, bütün dünya sistemine uyumlu, bir finans sistemi geçerlidir. Para sistemimiz Kuran’a göre ayarlanmamıştır. Zaten Kuran’da bir para sistemi, bir finans sistemi, geliştirilmemiştir. Yoktur.

Bu iki sistemi —dinden bağımsız modern finans sistemini ve Kuran’dan esinlenmiş bir para sistemini— birbirine karıştırmak komik sonuçlar doğurur. Helal faiz kavramı gibi. Helal faiz kavramı da helal domuz kavramı kadar gülünçtür.

Kuran’da faiz yemek cehennemlik bir suçtur. O kadar. Başka detay yok. Bundan bir finans sistemi çıkmaz.

Notlar:
Tanımlamacılık felsefesi.

— “Faiz haramdır” bir tanımlamadır. Kim yapmış bu tanımlamayı? Bana göre Kuran’ı kitaplaştırırken vahyi kendi siyasi amaçları doğrultusunde yeniden yazan halifeler yapmıştır. Ama çoğunluk “faiz haramdır” gibi bir sözü El İlah’ın elçisine Cebrail aracılığı ile ilettiğini ve elçinin de bu sözleri seslendirdiğine inanırlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s