Ezan-ı Hoparlörî

Yine Ezan-ı Muhammedî! Muhammed’in ezanı desek olmuyor mu? Olmaaaaz! Arapça kutsal dildir ya. Olmaz.

Ezan, Arapça A-D-N kökünden türetilmiş bir kelime. Duyurma, anons demek. Yani bir Arap ezan veya (adan) dediğinde bildiğin “anons” demiş oluyor. Ama biz ezana anons desek kıyamet kopar. Ne anonsu; kutsal Ezan-ı Muhammedî’ye nasıl anons dermişiz? Ama Arap anons diyor! İşte bu sebepten dinciler din ile ilgili hiçbir şeyin Türkçeye çevrilmesini istemezler. Sonra insanlar uyanır. Ezan diyorduk meğer anonsmuş derler.

İbadet kelimesi de Arapça kulluk, yani kölelik, yapmak demek. İbadet ediyorum demek, “senin kölen olduğumu sana gösteriyorum” demek. Doğa üstü bir varlığa köle olduklarını kabul eden insanlar, hiç gocunmadan yeryüzü güçlerinin de köleliğini kabul ederler. Egemen güçler bunu çoktan anlamışlar. Ondan dini bu kadar severler.

İbadet ayni zamanda ritüel demektir. Standartlaşmış ritüelleri tekrarlayarak kendine ve herkese köle olduğunu göstermiş oluyorsun.

Hasan Yavaş ne yazmış:

Dinimize uygun okunan ezana karşı tazîm ve hürmette bulunmak, bir ibadettir.

Bu bir tanımlama. Kim yapmış bu tanımlamayı? Kuran’da böyle bir ibadet şekli yok, bunu biliyoruz, çünkü ezan Kuran’da yok.

Tazîmin birinci derecesi, ezanın şeklini ve kelimelerini değiştirmemek, onu bozmamaktır.

Bu dincilerde anons fetişi var!

Madem namazı anons ediyoruz, “Dikkat ahali! Namaz vakti geldi. Hadi koşun namaza!” dense yetmiyor mu?

Yetmiyor. Neden? Buna kim karar veriyor?

Bu insanlar anonsu fetiş yapmışlar. Yoksa anonsu putlaştırmışlar mı desek daha doğru olurdu?

Demek ki amaç namaza çağırmak değil. Amaç ezan aracılığı ile mahalleleri ele geçirmek ve Araplaştırmak.

***

Ezan diye bir şey varmış. Var mı?

Nedir bu ezan? Ezanı ezan yapan nedir?

Sözleri mi?

Bestesi mi?

Yoksa namaz vakitlerinde okunması mı? Namaz vakti dışında okunan ezan ezan olur mu?

Sesi mi? Sessiz okunan ezan ezan olur mu?

Kağıtta yazılı ezan metni ezan sayılır mı?

Müezzinler ezanın kelimelerini uzatarak okurlar. Bu uzatılan Arabesk yalelliler ezanın bir parçası mıdır? Allahü ekber, tamam. Allahü ekbeeeeeeeeeeeeeeeeeeer diye okununca bu fazladan “e”ler ezanın bir parçası mı yoksa müezzinlerin ezana ekledikleri, yani ezanı tahrif ettikleri, fazlalıklar mı?

Bunlara kim karar verecek? Ezanın doğru okunmasını denetleyen bir kurum var mı? Yok. Diyanet İşleri demeyeceksiniz herhalde.

Ezan, yeryüzünde söylenen sözlerin en doğrusudur.

Vay be! İşkembeden atmak diye buna denir işte.

Ezan neden doğru oluyor ki? Anons yahu! Anonsun doğrusu yanlışı mı olur? Bir anonsu amma büyüttünüz be! Anons işte. Anons-u Muhammedî de olsa sonuçta anons.

Ezan-ı Muhammedi, yani sünnete uygun okunan ezan büyük bir nimettir.

Nimet mi? Anonsu şimdi de nimet yaptı.

Bence tam aksi. Ezan-ı Hoparlörî insanları gıcık eden çok sinir bir gürültü kirliliğidir.

İbni Abidin, namaz bahsinin başında diyor ki

(Oturarak, teganni ederek, cami içinde, vaktinden evvel [ve hoparlör] ile okunan ezan, İslam ezanı değildir.)

Bunlar sünnete uygun olarak tekrar okunmalıdır.

Abidinoğlu denen zat 1784 yılında doğmuş olduğuna göre hayatında hoparlörle ezan okunduğunu duymamıştır ama Hasan Yavaş, Abidinoğlu’nun söylediği sözün içine, köşeli parantezler içinde, kendi sözlerini eklemekte hiç bir sakınca görmemiş. Sanki Abidinoğlu söylemiş gibi.

Teganni etmek, şarkı söylemek olduğuna göre, ezanı şarkı söyler gibi okumayın diyor. Yani yalelli gibi ezan okumayın diyor. Yukardaki sorumuza da cevap vermiş oluyor. Teşekkür ederiz.

Ezan-ı Muhammedîciler bile hoparlörle okunan ezandan rahatsız olduklarına göre bu işte bir iş var demektir.

Yine de değişen bir şey yok. Namaza gidenler azaldıkça, imamlar ezanın desibelini biraz daha yükseltiyorlar; sadece komşu köyden değil bir kaç köy öteden de ezan duyulsun istiyorlar. Her köyün kendi camisi var! Olsun ezanın fazlası helâldir.

Yakında camiler iyice boşalınca ne yapacaklar? Her eve bir ezan hoparlörü mü takacaklar?

***

Biz de aşağıdaki masalı aktaran bu adamın ezan konusunda dediklerini ciddiye alıp yorum yazıyoruz:

Nişâpurda yetişen evliyadan Ebû Hafs Haddâd “rahimehullahü teâlâ” (v. 264) demircilik yapardı. Her ne zaman ezânı işitse, çekici yukarı kaldırmış ise, aşağıya indirmez, eğer çekiç aşağıda ise, yukarı kaldırmazdı… Nihâyet bu zât merhum oldu. Dostları, cenazesini götürürlerken, müezzin minâreden “Allahü ekber” diyerek ezân okumaya başladı. Cenazeyi götürenlerin ayakları yürüyemez oldu. Nihâyet ezân bittikten sonra, cenazeyi götürmek mümkün oldu.

Vay be! Güzelmiş. Demek bu masalları okuyup inanlar var ki, bunlar yazılıyor. Batıl toplumun her köşesini ve bucağını istila etmiş bunu biliyorum ama bu kadar olduğunu da bilmiyordum.

Hasan Yavaş zaten açıkça Arap olduğunu ve Türk olmaktan utanç duyduğunu ifade ediyor:

[Türkçe ezan ve ibadet] fikrinin tekrar gündeme gelmesi ve dillendirilmesi, II. Meşrutiyet ile güçlenen Türkçülük akımı ile başlamıştır. Kur’ân-ı kerîme, İslâmiyete saygısızca saldıran aşırı reformculardan Ziya Gökalp, Ezânın Türkçeleştirilmesi ve ibadet dilinin Türkçe olması gerektiğini (Vatan) adlı şiirinde şöyle ifade ediyordu:
“Bir ülke ki, câmiinde Türkçe ezan okunur/Köylü anlar manasını namazdaki duanın./Bir ülke ki, mektebinde Türkçe Kur’ân okunur./Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüdâ’nın./Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın!”

Ezan-ı Muhammedî.

Muhammed’in ezanı diye Türkçe söylesek olmuyor mu? Olmuyor. Öyle “aşırı reformcu” olup Türkiye’de Türkçe konuşamazsınız. Arapça kutsal dildir. Ezan-ı Muhammedî okunurken saygı duruşuna geçeceksiniz. Yoksa tazîm duruşuna mı geçeceksiniz demeliyiz???

!!!

Notlar:

— Bahsi geçen yazı: Gönül Sohbetleri, Hasan Yavaş, Türkiye Gazetesi, 25.12.2019

— “Hasan Yavaş zaten açıkça Arap olduğunu ve Türk olmaktan utanç duyduğunu ifade ediyor:

 Türkiye’nin gizli Arap misyonerleri.

— “Ondan dini bu kadar severler.

İslamiyet, halka köleliği öğreten, sevdiren ve kabullendiren bir araçtır.

İslamiyet: En ucuz koyun sürüsü yetiştirme yöntemi.

— “yani sünnete uygun okunan ezan...”

Sünnete uygun ne demek? Peygamber zamanında ne cami vardı ne de minare. Peygamber zamanında ezan okunduğuna dair bir efsane uydurulmuş ama tarihsel gerçekliği şüpheli. Bugün ezanı Muhammed’in okuduğu gibi okumak gibi bir şey söz konusu değil.

Ama ezanın hoparlörsüz okunmasını destekliyorum. Türkiye’de yaşam kalitesini yükselten bir uygulama olurdu.

Diğer ezan yazıları.

Ezan büyük bir sorun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s