Kutsal ezan

isis-mısır
Zaman aşımına uğramış bir kutsal.

Kutsal! İnsanlar en eski zamanlardan beri kutsal ile kandırılıyorlar.

Bugün bile egemen güçlerin kutsal olarak tanımladıkları kelimeleri sorgulamak yasaktır. Kelimeler diyorum; kutsal olan kelimedir.

Mesela, Ezan devletin bir markasıdır ve kutsal ilan edilmiştir.

Ama ezan bir cisim değildir. Bir kelimedir. Veya kelime kümesidir. Minarelere bağlanmış hoparlörlerden yayılan ses dalgalarıdır; kutsal bir yanı yoktur. Kutsal olan “ezan” kelimesidir.

Ezan dediğimiz nedir? Harfler mi? Kelimeler mi? Mısralar mı? Yoksa sesi mi?

Zamanında okunmamış ezan ezan mıdır?

Ezan deyince elle tutulur bir şey yok.

Hoparlörlerle yükseltilmemiş, değiştirilmemiş, doğal insan sesi ile şerefede okunan ezan ile şerefeye takılmış hoparlörlerden okunan tiz sesli, makamsız çirkin ezan aynı olabilir mi?

Ezan bir semboldür. Siyasi bir semboldür. Dinî sembol değildir. Ezan siyasi bir markadır.

Bu sebepten devlet markasını bütün gücü ile korur. Ha devletin parasını çalmışsın; ha devletin ezanını sorgulamışsın. Biz hakaret etmiyoruz. Sadece sorguluyoruz. Bilimsel sorgulama uyguluyoruz. Bilimsel sorgulama kutsal tanımaz. Herşeyi sorgular.

Bilimsel sorgulama, bir öz veya töz varsayıp o mutlak töze veya cevaba ulaşmaya çalışmaz; sorgulamak için sorgular. Bilimsel sorgulama soruları bitiren son soruya ulaşmaya çalışmaz. Cevaplar bitiren son cevaba ulaşmaya çalışmaz.

Bilimsel sorgulamanın tek bir amacı vardır. Mutlak cevaplar olarak pazarlanan ve satılan cevapların mutlak cevaplar olmadığını göstermek. Çünkü sorgulamanın sonu yoktur.

Egemen güçler ise sabit cevaplar isterler. Kendileri için çalışan profesyonel bir ruhban sınıf yaratırlar. Bu ruhbanlar için okullar yapıp onları bu okullarda konuşlandırırlar. Bu işbirlikçi, halk düşmanı, halka karşı egemen güçlerle işbirliği yapan, profesyonel sınıflara okulcu doktorlar denir. Bunlar din doktoru olabilir, fizik doktoru olabilir, felsefe doktoru olabilir… hiç farketmez. Din doktoru İncil’i hatmeder; Kuran’ı hatmeder ve bu kitaplara uygun yaratılış efsaneleri yaratır. Felsefe doktorları olan fizikçiler de, Big Bang gibi yaradılış efsaneleri uydurur. Bunları da egemen güçlere satarlar.

Egemen güçler bu okulcu profesyonelleri, halkı uyutmak için, halkı sürüleştirip gütmek için gerekli olan dinî ve “bilimsel” doktrinleri geliştirmek için kullanır. Devlet bu profesyonellere otorite vermeye özen gösterir. Akademik otorite verir. Cüppeler giydirip onlar için inşa ettiği gösterişli binalarda aldatmaca ritüelleri yaptırır. Halk da inanır.

Yani bu profesyonel sınıflar egemen güçler için sabit cevaplar üretirler.

Sonra da bu sabit cevaplar kutsallaştırılır ve sorgulanmaları yasaklanır.

Yoksa kutsal, cisimlere ait bir özellik değildir. Kelimelere ait bir özellik hiç değildir.

Kutsal, putlaştırmaktır.

Putların ille taş olması gerekmez. Kelimeler ve kelimelerin ifade ettiği kavramlar da putlaştırılır.

Put, sabit tutulmuş bir şeye veya bir kavrama, o şey ait olmayan değerler yüklemektir.

Öyleyse bize kutsal olarak dayatılmış şeyleri sorgulamak, bir insan olarak, en doğal hakkımızdır.

Peygamber, Mekke’deki putları yıkarken, o zamanın kutsallarını sorgulamış oluyordu.

Görünür veya görünmez kutsalları sorgulamak hakkımızı kullanıyoruz.

Ama içinde yaşadığımız toplumda devletin tanımladığı kutsalları sorgulama hakkımız olmadığını görüyoruz.

Notlar:

Kutsal nedir?

Kuran kitabının cismi kutsal mı?

Kutsal dil olarak Arapça.

İlahi, kutsal ve saygı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s