Toplumsal detoks

Son yazılarıma bakıyorum da, hep din ve dinin yan sanayileri hakkında yazmışım.

Ne kadar tatsız ve çirkin bir konu!

Ama dinden kaçmanın imkanı yok. Din toplumun her yerine sızmış ve bulaşmış; toplumun her yerini kirletmiş; düşünce tarzımızı etkilemiş; aklımızı devre dışı bırakmaya çalışmış.

Hayatı boyunca her 3 saatte bir, Arap sömürgeciliğinin propagandası ile kafası ütülenen bir insanın dinden bağımsız düşünmesi beklenebilir mi?

Toplumdaki bütün geri kalmışlığın, bâtılın, ilkelliğin, pisliğin ve sahtekârlığın dinden ve dincilerden kaynaklandığını biliyoruz. Buna rağmen dini hayatımızdan çıkarıp atamıyoruz.

Bazı “iyi polis” ilahiyatçıların dediğine göre, bu bize dayatılan İslam gerçek İslam değilmiş; bir gerçek İslam varmış, o İslam safmış, barışçılmış ve insancılmış. Bu gerçek İslam’ı bulup uygulayabilsek, ülkemiz bir yeryüzü cenneti olurmuş.

Nerde bu insancıl İslam? Hiçbir yerde görülmemiş. Yok böyle bir din.

Dini özelleştirerek, dini toplumsal alandan atabiliriz ve toplumsal detoks yapmış oluruz.

Bedenimizi kirleten toksik kimyasallardan nasıl ki detoks yaparak kurtuluyorsak; toplumun toksik pisliği dindenden de dini özelleştirerek kurtulabiliriz. Böylece toksik din toplumsal alandan tamamen atılır ve ait olduğu yere, yani, şahsi alana gönderilmiş olur.

Notlar:

Rapor: Dinin özelleştirilmesi

— “İyi polis” ilahiyatçı olarak Cemil Kılıç’ı gösterebilirim. Atatürk’çü ve cumhuriyetçi olduğunu söyleyen Cemil Kılıç’ın Kuran ile Aldatmak adlı kitabı hakkında yazımı okuyabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s