Herkes kendi yolunu tanımlar…

folon
Doğru yolu gösterenler…

Mürşid, doğru yolu gösteren demekmiş.

Ama teknik anlamda, bu mürşid, sokakta yol sorduğunda yol tarifi veren ve doğru yolu gösteren kişi değildir. Mürşid bir tarikat şeyhidir.

Tarikat da dinin doğru yolunu göstermek için kurulmuş bir hiyerarşidir. İnsanların doğru yolu bulabilmek için sarfettikleri bu samimi gayret şayan-ı takdirdir. Ama bu tarikatların doğru yolu bildikleri veya müritlerine doğru yolu gösterebildikleri hakkında şüphelerim var.

Burada bahsedilen yol soyut bir yoldur. Yol aslında gösterilmez tanımlanır. Herkes kendi yolunu tanımlar, şeyhe mürşide ihtiyaç yoktur.

Eğer mürşid doğru yolu gösteren kişi ise, müritlerine doğru yolu gösterir ve “haydi yolunuz açık olsun. Selametle gidin” der.

Mürid de, “sağol hocam. Artık doğru yolu buldum. Sana ihtiyacım kalmadı. Haydi eyvallah!” deyip çıkar gider.

Ama gerçek hayatta işler böyle yürümüyor. Tarikat yol geçen hanı değil ki mürit bir kaç gün kalıp gitsin. Tam aksi, tarikat yol kesen hanıdır. Bir giren bir daha çıkamaz.

Mürşidler ve şeyhler müritlerine doğru yolu gösterip “haydin yallah yürüyün gidin” demezler. Mürşide gücünü veren müritlerin sayısıdır. Tarikatın ne kadar çok müridi varsa mürşidin de o kadar çok gücü olur. Mürit gönüllü köleliği kabul etmiş kişi demektir.

Müritler hayat boyu doğru yolu arayıp dururlar ama hiç bulamazlar. Mürşitlerine tapınmayı doğru yol arayışı ile karıştırırlar. Onun elini eteğini öperler. Her lafını sosyal medyada paylaşıp tarikatın marka değerini arttırmaya çalışırlar ama mürşitlerinin çıkmaz sokak olduğunu asla göremezler.

Hatta bazı müritler doğru yolun tarikat hiyerarşisinde yükselmek olduğunu zannederler ve hiyerarşinin merdivenlerini tırmanmayı kendilerini şiar edinirler. Sonra da, yeterli müşteri tutunca yeni dükkan açan berber kalfaları gibi kendi tarikatlarını açarlar.

Neden bu işler böyle ilerliyor acaba?  Bu tarikatçılık da bir çeşit saadet zinciri mi?

Notlar:

İlüstrasyon Folon’dan esinlenmiştir.

— Mürşid Arapça r-ş-d kökünden geliyor ve yol gösteren ve kılavuz demek. Ama, durduğu yerden yol gösteren birisi ile, önden gidip kılavuzluk yapan birisi arasında fark olmalı.

Bu kökten gelen diğer bazı kelimeler:

İrşad, yol gösterme.
Rüşd, doğru yolu izleme, akil olma, olgunluk, büluğ.
Reşid, doğru yolda olan, olgun.

Biz bu kelimeleri, irşat, rüşt ve reşit olarak “t” harfi ile yazıyoruz ama Arapça’da “t” harfi olmadığı için “d” harfi ile yazılıyorlar.

İnsanın rüştüne erince yani büluğ çağına (ergenlik çağına) girince “doğru yolu izleme” becerisini kazandığı varsayımı da çok ilginç. Belki eskiden öyleymiş ama şimdiki ergenlere bakınca doğru yolu bulmak için tarikat tarikat dolaştıklarını ve yine de bulamadıklarını görüyoruz. Seks, içki, sigara, esrar, hap tarikatlarından bahsediyorum. O zaman ergenlik çağını sadece “doğru yolu arayışın başladığı çağ” olarak tanımlamak daha doğru olurdu. Çünkü bazı insanlar hiç bir zaman rüşdüne eremeyebilirler. Bir insanın rüştüne erip ermediğini anlamak için de devlet bir sınav yapmalı bence. Çünkü sınav yapmadan devlet hiç bir şey anlayamaz. Mesela bu sınava, Rüşte Dikey Geçiş Genel Değerlendirme Sınavı (RDGGD) olabilir. Rüştünü ispatlama sınavında ne sorular sorulacağını ÖSYM’ye bırakıyorum.

— Bir de “en hakiki mürşit ilimdir” sözü var. Gazi Mustafa Kemal Samsun’da, İstiklal Ticaret Mektebi’nde öğretmenlerle yaptığı konuşmada: “Dünyada her şey için medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlmin ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir” dedi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s