Bayrak ile ezan

Yeni Türkiye, din ve ırk kavramları üstüne değil, yurt ve dil kavramları üstüne kurulmuştur.

Bu değişiyor. Türkiye artık yurt ve dil kavramları ile değil, bayrak ve ezanla tanımlanıyor.

Devlet büyüklerimiz ezanı da bayrak gibi ülkenin bir sembolü yapmak istiyorlar. Aslında ezan dinin bile bir parçası değildir. Ezan okunmasa İslam dini yokolacak diye bir şey yok. Sabah erken kalkmaya üşenen tembel Arapları yataktan kaldırıp namaz kılmalarını sağlamak için sahabe tarafından peygambere teklif edilip hayata geçirilmiş bir toplumsal gelenektir ezan. Dinin olmazsa olmazlarından biri değildir.

Son günlerde doların çıkışı ile tetiklenen ekonomik kriz ile ilgili olarak devletin yüce tepelerinden gelen bir demeç gördüm:

Ekonomimize yönelik saldırının doğrudan ezanımıza ve bayrağımıza yönelik saldırıdan hiç bir farkı yoktur.

Ezan, namaza çağrı olduğuna göre, acaba ekonomimize saldıran insanlar neden minarelerden hoparlörle yayılan bu sese de saldırsınlar?

Ekonomimize yönelik saldırı doğrudan [namaza çağrımıza] ve bayrağımıza yönelik saldırıdan hiç bir farkı yoktur.

Böyle yazınca bayrakla ezanın yanyana kullanılmasının yanlışlığı ortaya çıkıyor.

Teneffüs zili de derse çağrı olduğuna göre ve ekonomimize yapılan saldırı eğitim sektörümüze yapılan bir saldırı olabileceğine göre…

Ekonomimize yönelik saldırının doğrudan [teneffüs zilimize] ve bayrağımıza yönelik saldırıdan hiçbir farkı yoktur.

Teneffüs zilini eğitim sisteminin sembolü olarak seçmek, ezanı dinin sembolü olarak seçmek kadar saçma görünüyor.

Tabii ki, yükseklerden gelen bu demecin semboller kullanarak bize anlayacağımız bir dilden bir mesaj vermeye çalıştığını anlıyoruz. O kadar da aptal değiliz. Ama bu din ile devlet işlerinin karıştırılması işi o kadar ciddi bir iş ki, sembollerin ne anlama geldiğini anlamamız ve kendi sembollerimizi bu tip saldırılardan korumamız gerekiyor.

Ezanı da bayrak gibi ülkenin bir sembolü yapmaya kalkmak bayrağa bir saldırıdır.

Atatürk Cumhuriyeti din üzerinden tanımlamamış. Yurt ve dil kavramları üzerine tanımlamış. Ondan ülkemize saldırmak isteyenler önce dilimize saldırıyorlar.

Ezanı da bayrak gibi devletin bir sembolü yapanların asıl söylemek istediği devletin bir dini olduğudur. “Devletin bir dini vardır ve bu din İslamdır,” diyorlar. “Bayrak ve ezan” bu demektir. Halbuki Atatürk Cumhuriyeti laik olarak tanımlamıştır. Laiklik demek “devletin dini yoktur” demektir.

Ezan İslam dininin bir sembolü olarak tanımlanabilir. Ki bu da yanlıştır. Ezana gelene kadar İslam’ın esas sembolleri vardır, mesela Kuran.

Neden “bayrağımıza ve Kuran’ımıza” denmiyor da, “bayrağımıza ve ezanımıza” deniyor? Ezanın bu kadar önemli olmasının sebebi nedir? Ezanı kutsallaştırmanın sebebi ne olabilir acaba? Anlamak zor.

Aslında ezan kutsal olmadığı gibi, geri kalmışlığın önemli bir sebebidir. Eğer her sabah ezanla uyandırılmıyor olsalardı Türk milletinin üretim gücü öyle bir artardı ki şu anki büyüme oranı yüzde üç ise en azından yüzde on olurdu. Uykusunu almış insan mutlu insandır. Her sabah yabancı bir dilde uykusundan uyandırılarak devlet tarafından taciz edilen insan zaten gergin uyanır. Bütün günü ters gider.

Ezan her sabah yatak odalarımıza girerek, yabancı bir dille bizleri taciz eden Arap sömürgeciliğinin sembolüdür. Bu arap sömürgecilik sembolünü Türk bayrağı ile nasıl aynı cümlede telaffuz edebilirsiniz?

Üstelik Türkiye’de genel halk ezana saygı duymaz. Tam aksine halk ezanı ırgalamayark ezana günde beş vakit saygısızlık yapar. İşte Beşiktaş’tayım, ezan okunuyor, hoparlörler bas bas bağırıyor “haydin namaza, camiye koşun namaz kılın” diyor… Bakıyorum kimsenin umurunda değil. Kimse ezanı duymuyor bile. Ezana bundan büyük saygısızlık olur mu?

Her sabah ezan ile tatlı uykusundan uyandırılan 80 milyon insandan kaç tanesi acaba kalkıp da camiye gidiyor? Diyelim ki, ezanı duyan yüz kişiden bir tanesi ezanı duyup namaza gidiyor. Yani yüzde doksan dokuzunun müslüman olduğu söylenen bu ülkede sadece 80 bin kişi ezana saygı duyup uykusunu feda ediyor ve kalkıp camiye namaza gidiyor. Geri kalan 70 küsur milyon kişi ezanı çalar saat olarak kullanıyor. Kadınlar özellikle, “akşam okundu hala yemeğimi yapmadım” diyor mesela. Ezana saygısızlık değil mi bu? Ezan dinin sembolü mü yoksa saate bakmaya üşenenlerin keyfi için söylenen bir şarkı mı? Guguk kuşlu duvar saatleri vardı eskiden.

Halkın çoğunluğunun ciddiye almadığı bir Arap geleneğini hangi akla hizmet ülkenin bayrağı ile eşdeğer bir sembol yapmaya kalkarlar anlamak mümkün değil.

Türklükle bir alakası olmayan, çöl Araplarından kalma toplumsal bir geleneği Cumhuriyeti temsil eden bayrakla ilişkilendirmeye çalışmak ne kadar yanlış bir şey. Bayrakla ezanı ilişkilendirmek para aklamak gibi bir şey.

Bayrak Türklere ait bir semboldür ve yurdumuzun sembolüdür. Bizi temsil eden bir semboldür. Ezan ise Türklükle bir alakası olmayan ve yabancı dilde okunan bir şiirdir. Yabancı dilde okunan bir şiiri bayrakla ilişkilendirerek onu Türkleştirmeye mi çalışıyorlar, yoksa bayrağımızı Araplaştırmaya mı çalışıyorlar. Yakında bayrağımıza Arapça “Allahu Ekber” yazacaklar diye endişe duymamız gerekir mi acaba?

Ekonomimize saldırı, bayrağımıza saldırı olabilir. Zaten bayrağımıza yapılan saldırı bütün değerlerimize yapılmış bir saldırıdır. Kimisi için ezan da bu değerlerden biri olabilir. Ama bayrak ayrı ezan ayrı.

Türkiye din ve ırk kavramları üzerine değil yurt ve dil kavramları üzerine kurulmuştur. Türkiye ezan kavramı üzerine kurulmuş bir devlet değildir. Kuruluş kavramlarını yeniden tanımlamak isteyenler bunu açık açık yapsınlar. Ezanın arkasına saklanmasınlar.

Notlar:

— Beşiktaş’da ezan okunuyor ve kaldırımda karşıya geçmeyi bekleyen kalabalıktan hiçkimse ezanı umursamıyor. Eğer bu insanlar ezana saygı duymuş olsalardı toplu halde camiye giderlerdi. Toplu olarak karşıya geçen insanlara bakın. Ezanı duyunca onların camiye doğru yollanmaları gerekirdi.

— “Yeni Türkiye, din ve ırk kavramları üstüne değil, yurt ve dil kavramları üstüne kurulmuştur.” Bu alıntının bulunduğu yazı Feyziye Özberk’in Aydınlık’taki yazısından alınmıştır. Aynı yazıda Sabahattin Eyüboğlu’ndan bir alıntı var: “Türklerin Padişahı İkinci Mehmet, Papa İkinci Pius’a şunları yazmış: İtalyanların bana düşman olmalarına şaşırıyorum. Biz de İtalyanlar gibi Troyalılar’ın soyundanız. Yunanlılardan Hektor’un öcünü almak benim kadar onlara da düşer; onlarsa bana karşı Yunanlıları tutuyorlar.'” Artık soyağacımız değişmiş anlaşılan. Artık hepimiz Muhammed’in soyundan geliyoruz!

— Ezanla ilgili diğer yazılarım.

Dilimize saldırıya bir örnek.

— Devletin dini olmasının sakıncaları hakkında bir yazım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s