VAR: Hakem hatası nedir?

VAR neden var?

VAR’ın varolma sebebi hakem hatalarını azaltarak oyunu daha adaletli yapmakmış. Hem FİFA yetkilileri hem de bizim Federasyon yetkilileri bunu böyle izah ediyorlar.

Futbolun karar vericileri neden “video hakemlik” adı altında yeni bir hakemlik katmanı yaratmak gereğini duymuşlar? Video ile hakemlik yapmak, aynaya bakarak traş olmak yerine; yüzünüzün videosunu çekip, ekrana bakarak traş olmaya benziyor. Kulağı tersten göstermeye ne gerek var?

Sahada gerçek zamanda oyunu yaşayarak karar veren bir hakem varken, Riva’da karanlık bir odada ekran görüntülerine bakarak maçı izleyen birinin oyunu yönetmesine nasıl izin verilebilir?

Hakem hatası ne demektir?

VAR’ı doğru olarak değerlendirebilmek için “hakem hatası”nın ne olduğunu iyi anlamak gerekiyor.

Ben futbolun normal seyri içinde hakem hatası diye bir şey olmadığını söylüyorum. Hakem gördüğünü çaldığı müddetçe hatalı karar veremez. Yanlış karar da veremez. Hakem sadece gördüğünü çalabilir. Görmediğini çalamaz. Bu sebepten hakemin bütün kararları doğru kararlardır.

Eğer hakem yönettiği maçın takımlarından birini kayırıyorsa yani görmediğini çalıyorsa ve eyyam yapıyorsa; böyle taraflı ve kötü niyetli bir hakem işini doğru yapmıyor demektir ve o hakemi ne VAR ne de başka bir teknoloji düzeltebilir. Eyyamcı hakemlerin maç yönetmemeleri gerekir.

Biz hakemlerin tarafsız olduğunu ve gördüğünü çaldığını varsayıyoruz.

Fakat, VAR’cılar diyor ki, “hakem ‘devam’ dedi ama biz videoya baktık ve topun ele değdiğini gördük. Net bir şekilde top ele değmiş. O zaman hakem hata yapmıştır.”

Ey VAR’cılar! Hayır! Hayır! Hayır! Yanlış düşünüyorsunuz. Hakem topun ele çarptığını görmedi ki; görmediğine göre de yanlış karar vermiş olamaz. Hakem gördüğünü çalar. Ama siz video görüntülerinin gerçek görüntüler olduğunu önceden varsaymışsınız. “Video görüntüleri maçın gerçek görüntüleridir” diye bir karar vermişsiniz ve eğer hakemin gördüğü görüntü video görüntüsü ile çelişiyorsa video görüntüsünü esas görüntü olarak alıyorsunuz ve hakemin hata yaptığını söylüyorsunuz.

Bu mantık futbolun ruhuna uymayan bir mantıktır. Mantıksız bir mantıktır.

Video görüntülerini oyunun gerçek görüntüleri olarak tanımlayanlar videoya bakıyorlar ve topun ele değdiğini görüyorlar ve hakemin de el vermesini istiyorlar. Hakem hata yaptı diyorlar.

Bu mantık neden futbolun ruhuna aykırıdır? Bunu anlatmaya çalışalım.

Futbolda “adalet” ne demektir?

Önce VAR neden var bunu anlayalım.

VAR’ı futbola monte eden FİFA başkanı Bay İnfantino’ya göre VAR futbola adalet getirecekmiş. Bay İnfantino ne demek istiyor acaba?

Her şeyden önce şu temel doğa kanununu anlayalım:

Karar verme sürecine yeni bir katman ekleyerek daha adil kararlar veremezsiniz.

Bir davada avukat sayısı arttıkça hem süreç uzar hem de adil bir sonuç almak giderek zorlaşır. Bir şirkette yönetici katmanları arttıkça şirket hantallaşır ve karar verme süreci zorlaşır. Futbolda niye durum farklı olsun? Hakem katmanları arttıkça karar vericilerin sayısı artar ve karar vermek zorlaşır. Adaletsizlik artar. Çünkü her katmanda ayrı ayrı kişiler ayrı ayrı seçimler yapacaklardır.

Demek ki, VAR öyle tanımlanmıştır ki, tartışmalı pozisyonları azaltacağına çoğaltacaktır.

Futbolda bir adaletsizlik mi var ki VAR futbola adalet getirecek? Hakemin tek karar verici olarak yönettiği maçlar en adil maçlardır.

Futbol bir oyundur. Bu güzel oyuna adalet gibi hukuk terimleri açısından bakmak doğru değildir.

Neyin adaletinden bahsediyoruz?

“Futbola adalet getirmek” ne demektir?

“Adalet” kelimesi hakem kararları ile ilgili olduğuna göre FİFA hakem kararlarında adaletsizlik olduğunu varsayıyor olmalı.

Burada korkunç bir kavram kargaşası var. FİFA ve çok saygıdeğer Bay İnfantino VAR’ı yüceltmek için bir çok kavramı birbirine karıştırıyorlar. Eğer hakem yanlış bir karar vermişse bu adaletsizlik mi oluyor? Hayır.

Hakem kararlarında sistematik olarak takımlardan birini kayırıyorsa ve görmediğini çalıyorsa ancak o zaman oyunda bir adaletsizlik durumu olur. Hakem gördüğünü çalıyorsa adaletsizlik olamaz. Yani, adaletsizlik VAR’ın düzeltebileceği bir şey değildir.

Hakem yanlış karar veremez

Hakem yanlış ve hatalı karar veremez dedik. Sadece gördüğünü çalan bir hakemin hiçbir kararı yanlış ve hatalı olamaz.

Hakem kararı nedir? Hakemin bir kural ihlali görüp oyunu durdurması ve gerekli cezayı vererek oyunu tekrar başlatmasına, hakem kararı diyoruz.

Hakem oyunun kurallara uygun olarak oynanıp oynanmadığına bakıyor. Eğer oyun kurallara uygun olarak oynanıyorsa hakem oyunu devam ettiriyor. Hakem kurallara aykırı bir olay gördüğünde düdüğünü çalıyor ve oyunu durduruyor ve gerekli cezayı veriyor. Bu cezanın uygulanması ile birlikte oyun tekrar başlıyor.

Hakemin oyunu durdurması için kural ihlalini görmesi gerekir.

Video teknolojisi futbola girmeden önce hakem tek karar verici idi ve kararları kesindi. Futbol kurallarının ilk yazıldığı zamanlarda yan hakemler bile yoktu. Daha sonra, ofsayt ve taç olaylarında hakeme yardımcı olması için yan hakemler eklendi. Yan hakemin hakemlik yetkisi yoktur. Hakeme görmediğini göstermek ve hakemi uyarmak için vardır. Yan hakem kendisine yakın pozisyonda bir kural ihlali gördüğünde veya topun oyun sahasının dışına çıktığını tespit ederse bayrağını kaldırarak hakemi uyarır. Hakem isterse uyarıyı kabul eder isterse etmez.

Hakemin görüş açısından dolayı ofsayt pozisyonlarını yan hakem kadar net görmesi beklenemez çünkü hakem topun arkasında durmaya gayret eder. Yan hakem ise defans çizgisiyle beraber koşar ve ofsaytı belirler. Orta hakem ofsaytı iyi göremiyor diye hata mı yapmıştır? Hayır. Görüş açısının dışında olan bir olayı görmedi diye hakemi hata yapmakla suçlayamayız. Bu hakeme haksızlık olurdu. Hakemin tek bir görüş açısı vardır ve hakem oyunu bu açıdan gördüklerini değerlendirerek yönetir.

Öyleyse “hakem hatası” nedir? Herkes hakemleri hata yapmakla suçluyor ama ben kimsenin hakem hatasını net bir şekilde tanımladığını duymadım.

Hakem hatasının ne olduğunu anlamak için “hata” kavramının ne olduğunu anlamamız lazım. Bu konu ile ilgili yazımızı daha sonra yazacağız.

Tekrar ediyorum: Hakemin görmediğini çalmaması hakem hatası değildir. Ofsaytı görmemiştir, çalmaz. Ofsaytı çalmadı diye hakeme hata yaptı diyemeyiz. Yan hakem bunun için vardır.

Video hakemi ile yan hakemin farkı nedir?

O zaman VAR da aynı yan hakem gibi hakemi uyarmak için, yani hakeme görmediğini göstermek için icad edilmiş bir uygulamadır diyebiliriz. Eğer yan hakemi kabul ediyorsak video hakemini neden kabul etmeyelim? Yan hakem de video hakemi de hakeme görmediğini göstermek için vardır.

Fakat yan hakem ile video hakemi arasında çok önemli farklar vardır.

Önce hakem nasıl karar verir ona bakalım.

Burada “hakem” dediğimizde sadece orta hakemi kastediyoruz, çünkü diğer görevlilerin isimleri hakem olsa da ne yan hakemler, ne çizgi hakemleri hakemlik yetkileri olmayan görevlilerdir.

Sadece futbolcular ve hakem sahanın içindedir. Hakem ve futbolcular oyunu oynarlar. Hakem de bir oyuncudur. Topa vurma yetkisi yoktur ama oyunu durdurma yetkisi vardır.

Hakem kararlarını gerçek zamanda, yani, anında verir. Hakem önce kararını verir ondan sonra düdüğünü çalıp oyunu durdurur. HAKEM DÜŞÜNEREK KARAR VERMEZ.

Yan hakem de gerçek zamanda karar verir.

Video hakemi gerçek zamanda karar vermez.

Hakemin kararlarını gerçek zamanda vermesi futbolun en temel kurallarından biridir.

Kural kitabı şöyle yazar:

Hakemin kararları: Kararlar, oyun kuralları çerçevesinde, olayların gelişimine uygun, sağduyuya sahip olan hakemin kanaatine ve oyun kurallarına uygun olarak hakemin karar yeteneğine ve ‘oyunun ruhuna’ göre verilir.

“Hakemin karar yeteneğine” göre karar vermesi ne demektir? Hakemin gördüğünü çalması demektir. Hakemin sahada görmediği alanlar ve görmediği olaylar “hakemin karar yeteneği”nin dışında kalır. Yani kurallar zaten hakemin bütün sahayı bütün açılardan görmediğini kabul ediyor ve hakemin görüş açısı dahilinde gördüklerini çalmasını söylüyor.

Hakem bütün kararlarını ya gerçek zamanda vermelidir, veya bütün kararlarını düşünerek vermelidir. Eğer aynı maçta hakem bazı kararlarını gerçek zamanda yani refleks olarak ama bazı kararlarını da düşünerek yani akıl yürüterek veriyorsa, en büyük adaletsizlik budur.

Neden?

Gerçek zamanda refleks olarak verilmiş karar ile sonradan verilmiş karar arasında ne fark var?

Çok fark var.

Kararların düşünerek ve yorumlayarak ve müzakere ederek verildiği oyun futbol olamaz. Kararlarını düşünerek veren hakem yorumcu durumuna düşmüş olur ve bütün hakemlik otoritesini kaybeder.

Futbolu sevenler olarak ne istiyoruz? Hakemin taraf tutmadan maç yönetmesini istiyoruz. Hakemin taraf tutmadan maç yönetmesi ne demektir? Hakemin gördüğünü çalması demektir. Bunda hemfikir miyiz? Hakem gördüğünü çalıyorsa tarafsız maç idare ediyor demektir.

Öyleyse, soru şu: Hakeme görmediğini göstermeli miyiz?

Ben bu konuda radikal düşünüyorum: Hakeme görmediğini göstermemeliyiz. Futbol yardımcı hakemler olmadan bile oynanabilir. Çünkü esas olan OYUNUN OYNANACAĞI ÖLÇEĞİ SEÇMEK VE OYUNU BAŞTAN SONA AYNI ÖLÇEKTE OYNAMAKTIR.

Futbolda ölçek nedir?

Ölçek derken ne demek istiyoruz? Oyunu aynı ölçekte oynamak ne demektir?

Kalenin biri diğerinden bir metre daha büyük ise bu oyunun iki ayrı ölçekle oynandığını gösterir. Takımın biri 12 kişi ile oynuyorsa ölçekler şaşmış demektir.

Bir kural olarak açıkça yazılmamış olsa futbol oyunu belli ölçeklere göre oynanmaktadır. Video futbola girmeden önce oyun insan ölçeğinde oynanıyordu.

İnsan ölçeği ne demek?

İnsan ölçeği hakemin gördüğüdür. Hakem oyunu kendi gözleri ile görür. Bu insan ölçeğidir. Hakem oyunu kendi gözleri ile ve kendi görüş açısından görür. Hakemin görüş açısı tektir. Hakem sadece görüş açısı içinde olanı görür; görüş açısı dışında kalanı göremez.

HAKEMİN GÖRMEDİĞİ OLAY YOK DEĞERİNDEDİR.

Hakem insan ölçeğinde koşar; ışık hızında koşamaz. Hakem aynı anda iki yerde birden olamaz. Hakemin karar verme hızı da refleksleri ile sınırlıdır. Hakem gerçek zamanda reflekslerinin hızına göre karar verir.

Hakem olayları ağır çekimde göremez. Hakem olayları yakın çekimde göremez. Hakem yakınındaki olayları daha net görürken daha uzaktaki olayları net göremez. Bütün bu kısıtlamalar hakemin insan olmasının sonuçlarıdır ve oyunu insan ölçeğinde yönettiğini gösterir.

Kalenin arkasına bir kamera koyarsanız ve pozisyona oradan bakarsanız ve hakemi olayı kalenin arkasından görmediği için suçlarsanız asıl suçlanması gereken siz olursunuz.

Hakemin kalenin arkasında ne işi var?

Hakemin oyunu insan ölçeğinde algıladığını ve kararlarını insan ölçeğinde verdiğini söylüyoruz.

Bir de teknoloji ölçeği var.

Teknoloji ölçeği oyunu hakem gibi tek bir açıdan görmüyor. 15 ayrı açıdan görüyor. Dünya kupasında VAR 30 kamera ile oynandı. Süper Lig’de VAR 15 kamera ile destekleniyor. Yani video hakemi her pozisyona 15 ayrı açıdan bakabiliyor.

Teknoloji ölçeğinde oynanan oyunda video hakemi pozisyonlara ağır çekimde ve yakın çekimde bakabiliyor.

Teknoloji ölçeğinde oynanan oyun gerçek zamanda takip edilmediği için aynı pozisyona tekrar tekrar bakmak mümkün olabiliyor.

Yukardaki özellikleri olan video görüntülerine teknoloji ölçeği diyoruz.

Oyunun gerçek görüntüsü var mı?

Bir maçın sonsuz görüntüleri vardır; bu görüntülerden biri gerçek görüntü olarak seçilir. Futbol bilginleri ve futbolun karar verici otoriteleri teknoloji ölçeği ile elde edilmiş görüntüleri oyunun gerçek ve doğru görüntüleri olarak tanımlamışlardır. Biz bu görüşe katılmıyoruz.

Futbol geleneğinde video görüntüleri oyunun gerçek görüntüleri olarak tanımlanmıştır.

Hakemin gördüğü görüntüler ise oyunun gerçek görüntüleri olarak kabul edilmez.

Kimse video hatasından bahsetmez ama herkes hakem hatasından bahseder.

Hakem hatası ne demektir?

Hakem hatası kavramı hakemlere yapılan en büyük haksızlıktır. Hakem hatası kavramını kullanan hiç kimse bu kavramın ne anlama geldiğini açıkça tanımlamaz. Biz tanımlayalım.

Hakem hatasının tanımı şöyledir.

Bir pozisyonda, hakemin gördüğü görüntü ile sahayı kaplayan video kameralarının birinin veya birkaçının görüntüsü uyuşmazlık halinde ise, hakemin kendi gördüğüne göre çaldığı düdüğe “hakem hatası” denir.

Video görüntüleri oyunun gerçek görüntüleri olarak kabul edildi ya; hakemin saha içinde gerçek zamanda gördüğü görüntüler gerçek olmamış oluyor ve hakemin kendi gördüğünü çalması “hakem hatası” olarak kabul edilmiş oluyor.

Oyunun sonsuz görüntüleri arasında bizi ilgilendiren iki görüntüsü vardır:

1. Hakemin sahada gerçek zamanda kendi görüş açısından ve 3 boyutta gördüğü görüntü;

2. Video hakeminin saha dışında, geçmiş zamanda, değişik ve seçilmiş açılardan, ekranda, 2 boyutlu olarak gördüğü görüntüler.

Hakemin görüntüleri ile video hakemin görüntüleri aynı olduğu müddetçe, video hakem oyuna karışmıyor. Hakemin gördüğü ile video hakemin ekranda gördüğü görüntüler çeliştiği zaman, video görüntüleri esas olarak alınıyor ve hakemin gördüğü hatalı görüntü olarak olarak kabul ediliyor.

Hakem hatası, demek ki, hakemin gerçek zamanda gördüğü gerçek görüntülerin ekrandaki sahte görüntüler ile geçersiz kılınmasına deniyor.

Gerçeğin sahtesi ile geçersiz kılınması ile futbola asıl adaletsizlik gelmiş oluyor.

Hakemin gördüğünü çalması hakem hatası olamaz.

Hakem gördüğünü çalıyor. Fakat, eğer oyunu 15 ayrı açıdan gören kameralardan biri ile hakemin gördüğü uyuşmuyorsa, Riva’da oyunu ekrandan seyreden bir görevli, sahadaki hakemi uyarıyor ve hakemin kendi gözleri ile gördüğünün yanlış olabileceğini söylüyor.

Bu süreç, bize açıkça gösteriyor ki, video görüntüleri oyunun gerçek görüntüleri olarak kabul edilmiş ve hakemin gördüğü görüntü yanlış görüntüler olarak tanımlanmış. Böylece hakem daha baştan suçlu ilan edilmiş oluyor. Böylece, hakem yanlış görüntülere bakarak karar veren birisi olarak tanımlanmış oluyor.

İlk bakışta, video görüntüleri gerçeği gösteriyormuş gibi gelebilir insanlara. Sonuçta, bir olayı incelemek için, kameralardan birinin görüntülerini seçip, bu görüntülere tekrar tekrar bakarak, yakın çekim ve ağır çekimde oynatarak, topun ele çarptığını görebiliriz. Hakem olaya 15 açıdan ve ağır çekimde bakamadığı için eli de görmemiş olabilir. Bu konuda hakemi suçlayamayız. Hakem görmediyse hakem hatası yapamaz.

Kural kitabı topun ele değmesinin el ile cezalandırılması gerektiğini söylüyor. Ve işte biz de oyunu durdurduk ve video görüntülerini inceledik ve topun ele çarptığını belirledik. Böylece bir oyun olan futbolu mahkeme salonunda bir cinayetin delillerini inceleyen avukatların yaptıkları gibi hukuki bir sürece indirgemiş olduk. Yazıklar olsun!

Kural kitabı topun elle oynanmasını yasaklamış. Hakem oyuna tek bir açıdan baktığı için topun elle oynandığını görmedi. Belki siz kale arkasına bir kamera koymuşsunuz. Geriye kalan 14 kamera da eli görmemiş ama kale arkasındaki 15. kamera eli görmüş ve siz de o görüntüyü yakalayıp hakemin suratına fırlatıyorsunuz ve hakem hata yapmış diyorsunuz! Kamera görüntüleri arasından işinize gelen görüntüyü seçerek oyuna adalet getirdiğinizi söylüyorsunuz. Ne biçim adalet bu!

Sahadan kilometrelerce uzakta, oyunu 15 ekrandan seyreden bir seyircinin kendi inisiyatifini kullanarak seçtiği bir görüntüyü, hakemin saha içinde gerçek zamanda ve oyunun doğal akışına uygun olarak gördüğü görüntüye üstün kılıyorsunuz ve hakemin kararını iptal ettiriyorsunuz. Bu bir sapkınlıktır. Başka ne olabilir? Oyuna ihanettir.

Kale arkasına koyduğunuz bir kameranın görüntüsünü oyunun gerçek görüntüsü olarak tanımlıyorsunuz ve oyunu durduruyorsunuz ve hakem de video görüntülerini inceliyor ve bakıyor, gerçekten de kameranın biri topun ele değdiğini görmüş ve hakem de bunun üzerine kendi kararını iptal ediyor ve penaltıyı veriyor.

Adaletin bu mu VAR?

Böyle adalet olmaz.

Neden?

Çünkü, hakem VAR’a başvurana kadar, verdiği bütün kararlarını insan ölçeğinde vermiş. Fakat bu en son kararını teknoloji ölçeğinde veriyor. Asıl haksızlık burada. Aleyhine penaltı verilen takımın hakkı yenmiş oluyor. Hakkı yenen takım hakeme gidip bu kararını da insan ölçeğinde vermesini istemelidir.

Oyun oynanırken ölçek değiştirilir mi?

Aynı ölçek değişikliğini çizgi hakemliğinde de görüyoruz. Kale çizgisi teknolojisi topun çizgiyi geçip geçmediğini 3 milimetreye kadar görebiliyor. Bu teknoloji ölçeğidir. Çünkü insan gözü kaleye doğru hızla gelen topun çizgiyi 3 milimetre geçip geçmediğini göremez.

Ama taç kararları hala insan ölçeğinde verilmektedir. Yan hakemler kendi gözleri ile topun oyun dışına çıkıp çıkmadığına karar vermektedirler. Aynı oyunda iki ayrı ölçek kullanarak ne kadar büyük bir haksızlık yapıldığını görüyor musunuz? Eğer gol çizgisi teknolojisi taçlarda da kullanılmış olsaydı o zaman yan hakemin verdiği taç kararlarının bazıları tartışmalı duruma düşecekti.

FİFA’nın VAR konusunda yaptığı felsefi yanlışlıklar saymakla bitmiyor. Bunlardan biri de FİFA’nın pozisyonları, oyuna direk olarak etki edecek pozisyonlar ve oyuna direk olarak etki etmeyecek pozisyonlar diye ikiye ayırmış olması. Bu çok yanlış bir görüş. FİFA’ya göre taç olayları önemsizdir ve VAR’ın dışında bırakılmıştır. Olur mu hiç! Taç olayları tabii ki oyuna direk etki edecek olaylardır. Korner çizgisine yakın bir yerden orta gibi uzun bir taç atışı kullanıldı ve bir kafa vuruşu ve gol oldu. Ama taç tartışmalıydı. Hakeme göre taç, milimetrik çizgi teknolojisine göre taç değildi. Ne olacak şimdi? Bu adaletsizliği kim düzeltecek?

Neden insanlar çizgi teknolojisinin hakemin gördüğünden daha gerçek olduğunu zannediyorlar?

En büyük adaletsizlik oyunu iki ayrı ölçekte oynamaktır. İki ayrı ölçek ne demek? İki ayrı ölçek şu demek.

Futbolda iki kale var. Bu kalelerden birini İngiliz ölçüsü yard ile ölçerseniz ve 8 yard derseniz; diğerini ise metre ölçeği ölçerseniz ve 8 metre derseniz bu iki ayrı ölçek kullanmak olurdu. VAR ile yapılan budur.

VAR pozisyonları iki ayrı ölçekte ölçerek oyunun adaletini bozmuş oluyor.

Başka bir örnek.

Hakem frikiklerde barajı adımları ile ölçerek kurdurur. Bir adım hemen hemen 1 yard olduğu için hakem 10 yardı belirlemek için 10 adım atar. Soruyorum size, hakem bir takımın frikiklerini hep adımları ile ölçse ve diğer takımın frikiklerini ise hassas bir lazer ölçerle ölçse sizce bu doğru olur muydu? Olmazdı.

Bu örnek, daha hassas ölçümlerle neden daha adil sonuçlar alınamayacağını çok güzel gösteriyor. Önemli olan daha hassas ölçümler yapmak değil BÜTÜN ÖLÇÜMLERİ AYNI ÖLÇEKLE YAPMAKTIR.

Şimdiki durumda, hakem her barajı adımları ile ölçerek kurduruyor. Tabii ki hakemin her seferinde barajı tam 10 yard veya tam 9.15 metrede kurdurması imkansızdır. Çünkü her ölçümde bir hata payı vardır. Hata payını azaltarak daha adil ölçümler yapamayız.

Bütün barajları adımlarla ölçerek kurdurabilirsiniz. Bu adildir. Hata payından iki takım da aynı ölçüde etkilenmiştir. Bütün barajları lazer mesafe ölçerle kurdurabilirsiniz. Bu da adildir. Ama aynı oyun içinde bir barajı adımla diğer barajı lazer mesafe ölçerle yaparsanız çok büyük haksızlık yapmış olursunuz.

VAR oyun içinde ölçek değiştirerek oyuna adaletsizlik getirmiş oluyor.

Oyunun ilk yarısını Cüneyt Çakır yönetse, ikinci yarıyı Süpermen yönetse, bu da adaletsizlik olmaz mıydı? Cüneyt Çakır ilk devreyi insan ölçeğinde yönetti. İnsan duyularının hata payı ile yönetti ve iki takım da aynı hata payından eşit olarak etkilendi. İkinci yarıda hakem üniforması Süpermen’e verildi. Ölçek değişti. Süpermen Cüneyt Çakır’ın göremeyeceği şeyleri gördü. İkinci yarı daha adaletli mi oldu? Hayır. Aynı maç iki ayrı ölçekte oynandığı için, maç geçersiz oldu.

Aynı şey VAR ile yapılmaktadır.

VAR oyunu durdurup devreye girdiğinde o kararı Süpermen hakemin verdiğini söyleyebiliriz. Oyunu 15 kamera açısından görebilen, pozisyonları ağır çekimde görebilen, ve kafasında pozisyonları tekrar tekrar izleyebilen bir süper hakem… Yani VAR oyun içinde bir ölçek değişikliğidir ve adaletsizliktir.

VAR ile oynanan futbol şimdiye kadar oynanagelmiş futbol değildir. Kararların VAR ile verildiği oyuna “VARball” diyoruz.

VAR’sız oynanan oyun futboldur. VAR ile oynan gösteri VARball’dur. Bu böyle biline.

VAR ile oynanan oyun futbol değildir çünkü futbolda hakem bütün kararlarını gerçek zamanda verir. Hakem kararlarını hiç düşünmeden, refleksleri ile verir ve kararını verdikten sonra düdüğünü çalıp oyunu durdurur. Bu futbolun en temel kurallarından biridir. VAR bu temel kuralı ihlal ettiği için, sadece bu sebepten bile, futbolun ruhuna aykırıdır ve futbolun karakterini değiştirmiştir.

VAR’ın futbola sokan küresel teknoloji şirketleri ve onların FİFA ve FİBA içindeki işbirlikçileridir. Elele verip hep birlikte bu VAR denen hastalıklı hukuk sistemini futboldan silelim.

Notlar:

Diğer VAR yazıları.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s