VAR ve Gerçek

VAR100
Reklam zamanı!!!!

Collina, Benim Oyun Kurallarım‘ı VAR uygulaması henüz futbola girmeden yazmış ama kitabın son bölümlerinde hakemin gördüğü ile video kameralarının gördükleri arasındaki ilişki hakkında önemli gözlemlerde bulunuyor. Sanki bugünkü durumu tahmin etmiş. Kitaptan birkaç alıntı ve benim yorumum:

***

VAR’ı futbola monte edenlerin gerçek niyetinin futbolu Amerikan futbolu gibi “televizyon kullanımlı” ve spor görünümlü ruhsuz bir gösteri yapmak istediklerinden şüphe yok. Ve bu girişimi de VAR’ın futbolu daha “adaletli” yapacağı martavalını ileri sürerek yapıyorlar. Bunu da insanlara yutturabiliyorlar çünkü ne kendileri ne de futbolu sevenler VAR’a temel ilkeler açısından, yani felsefi açıdan bakmıyorlar.

İçinde yaşadığımız dünya bir tanımlamalar dünyasıdır. Kafamızda net bir “gerçek” tanımlaması yoksa, o zaman tabii kamera görüntülerinin gerçek görüntüler olduğuna inanırdık ve VAR’ı ona göre değerlendirirdik. Ama eğer tek gerçeğin görüntü olduğunu bilseydik, oyunun sonsuz görüntüleri olduğunu ve hepsinin “gerçek” olduğunu bilirdik. Hangi görüntünün “gerçek” olduğu bir tercihtir. FİFA, açıkça belirtmeden, “oyunun gerçek görüntüleri kamera görüntüleridir” diye bir tanımlama yapmış ve bunu temel bir önkabul olarak resmileştirmiş. Eğer hakemin gördüğü ile kameraların gördüğü arasında bir fark varsa buna da “hakem hatası” diyor çünkü kamera görüntülerini gerçek olarak tanımladı ya!

Collina, oyunun sonsuz görüntüleri olduğunu ve bunların hepsinin ayrı bir gerçekliği yansıttığını çok iyi anlamış:

Televizyonun, mutlak gerçeğin göstergesi olarak kabul edilmesini de yanlış buluyorum. … sahada futbolcuların, antrenörlerin, hakemin ve yardımcı hakemlerin varlığı doğrultusunda oynanan bir karşılaşmanın çok farklı olduğuyla ekranda izlenen bir karşılaşmanın çok farklı olduğu gerçeği kabul edilmelidir. Televizyon gerçekleri farklı olabilir ve bu onun mutlak gerçek değil, farklı bir gerçek olduğunu gösterir.

Öyleyse, kameraların değil de hakemin görüntüsünü oyunun gerçek görüntüleri olarak tanımlarsak, o zaman, hakemin, gördüğünü çaldığı müddetçe, hatalı karar veremeyeceğini anlarız.

Ben de bu konuyu daha detaylı olarak yazmıştım. Oynanan oyunun sonsuz görüntüleri vardır, bu görüntülerin hangisini birim görüntü olarak alacağımız bir tercihtir.

Collina kameraların gördüğünün hakemin gördüğünden üstün olamayacağını da şöyle açıklıyor:

Aslında hakemin asla gidemeyeceği mesafedeki bir kalenin arkasına kamera koymanın ve o açı dışında başka bir açıdan görülemeyecek bir pozisyon için hakemi suçlamanın mantığı nedir?

Bir hakemin görmesinin mümkün olmadığı bir açıdan hata tesbit etmenin ve bunun hakemin hatası olduğunu söylemenin kime, nasıl bir faydası ve katkısı olabilir? S.187.

Collina belirtmemiş ama, VAR’ın belki futbola bir faydası yok ama bu sistemi alıp satanların kasasını doldurmak gibi bir faydası var!

###

Notlar:

— Collina Amerikan futbolu hakkında şöyle diyor: “Amerikan futbolu televizyon kullanımlı bir spor ‘yaratmıştır’. Bunlar çeşitli kesintiler yaratırlar ve bu kesintilerde reklam spotları geçer”. VAR futbolu Amerikan futboluna indirgemenin yolunu açmıştır. VAR kesintiler yaratarak futbola reklam sokma yolunu açmıştır. Hakem VAR monitörüne bakarken, seyirciler de reklam seyredeceklerdir, aynı Amerikan futbolunda olduğu gibi! Reklam bir kere girdi mi, FİFA bu sefer de hakemlere “reklam kotası” verecek ve her maçta mesela en az 3 sefer VAR arası vermelerini isteyecektir. Böylece Güle Güle Güzel Futbol; Hoşgeldin VARball… durumu olacaktır.

— VAR futbola küresel şirketlerin lobi faaliyetleri sonucunda girmiştir. VAR’ı futbola sokan SONY’in bir parçası olan Hawk-Eye diye bir şirkettir. Hawk-Eye’ın, futbolun iyiliğini düşünmesi beklenemez. Onlar sadece ne kadar kâr edeceklerine bakarlar. Onların hedefi bu gereksiz teknolojiyi futbola yamalayarak uzun vadede büyük kârlar yapmaktır. Hawk-Eye şirketinin sitesi.

— “İçinde yaşadığımız dünya bir tanımlamalar dünyasıdır,” diye yazmışım. Futbol da bir tanımlama olarak vardır. Futbolun tarihine baktığımızda, 16. ve 17. yüzyıllarda futbol bir güruhun kuralsız olarak bir topa vurması ile oynanıyordu. Buna “Mob Football,” yani gürüh futbolu deniyormuş. Bir sığırın idrar torbasından yapılmış bir topu “ayak takımından” gençler tekmeleyip duruyorlarmış. Hiç bir kural yok. Kaleler yok. Kural olmadığına göre hakem de yok. Maçlar genelde büyük kavgalar ile bitiyor, sonunda yetkililer bu oyunu yasaklıyorlar.

Kutsal kitaplara göre dünya da böyle tanrılar tarafından tanımlanarak yaratılmıştır. Önce bir kaos vardır. Gürüh futbolu da futbolun kaos dönemidir. Sonra tanrılar kaosu beğenmeyip evreni ve evrenin kurallarını tanımlarlar ve “ol” derler ve evren olur. Gürüh futboluna kurallar konuldukça futbol tanımlanır ve sonunda FİFA futbolun tanımlayıcı tanrısı olarak futbolu yaratır. Kurallar olmadan futbol yoktur. Dinlerin kutsal kitabı olduğu gibi, FİFA’nın “Laws of the game” adlı futbolun kurallarını tanımlayan kitabı da futbolun kutsal kitabıdır. FİFA’nın kural kitabında yaptığı her değişiklik yeni bir futbol yaratmaktadır. Özellikle VAR gibi hakemliğin esasını değiştiren, hakemlerin otoritesini sulandıran bir değişiklik yeni bir oyun yaratmıştır. Futbolda artık önemli kararlar hakem tarafından değil de oyunu ekrandan seyreden bir komite tarafından verilecektir. Bu da şimdiye kadar oynanmış olan futboldan başka bir oyundur.

— Bu dünyanın tanımlamalar dünyası olduğu konusu ile ilgili olarak bu yazıdaki 21. maddeye bir bakın.

Pierluigi Collina ile ilgili yazılar.

Diğer VAR yazılarım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s