VAR: Olmayan bir probleme orantısız çözüm!

VAR’ın neden futbola monte edildiğini anlamak için FİFA başkanı İnfantino’nun bazı demeçlerini toparlamıştım. Şimdi bu demeçlere daha dikkatli bakmak istiyorum.

Demeçlerin ana teması, VAR uygulamasının futbolu daha “adaletli” yapacağıdır.

İyi de, futbolda VAR gibi pahalı ve karmaşık bir sistemi gerektirecek derecede bir adaletsizlik var mı? Hiç de yok. VAR, olmayan bir probleme orantısız çözüm getiren ve böylece futbolu yozlaştırmayı hedefleyen bir uygulamadır. Eğer FİFA’nın dediği gibi futbolda büyük adaletsizlikler olsaydı, VAR her maçta yoğun olarak kullanılırdı. Dünya kupasında son 10 maçtır VAR kullanılmamıştır! Cüneyt Çakır yarı finali harika bir şekilde ve VAR’a başvurmadan yönetti. VAR’a bu kadar az ihtiyaç duyulması, FİFA’nın “adalet” tanımını ve futbolda varsaydığı adaletsizliği gidermek için getirdiği çözümü sorgulamamıza sebep olmaktadır.

Futbolun en önemli sorununu adaletsizlik olarak teşhis eden FİFA, bu adaletsizliği VAR ile ortadan kaldıracağını söylüyor.

Futbolda adaletsizlik ne demek? Futbolda neden adalet eksikliği varmış?

FİFA, “adalet” kelimesini tanımlamadan kullandığı için bu kavramın futbol bağlamında ne anlama geldiğini bilemiyoruz.

İnfantino’nun sık kullandığı diğer bir kelime de “hata”. Maçlarda hakemlerin verdiği kararlarda çok hata oluyormuş. “Hedefimiz mümkün olduğu kadar hatasızlığa yaklaşmaktır” demiş İnfantino.

Tabii burada hatadan kasıt “hakem hatalarıdır”. “Biz hakemlerin hatasız kararlar verebilmeleri için ihtiyaç duydukları bütün araçları onlara vermekle yükümlüyüz,” bu da İnfantino’nun bir lafı. Bize göre ise, hakemler hatasız kararlar verebilmek için gerekli bütün araçlara zaten sahipler. Gözler, ayaklar ve bir de düdük hatasız kararlar vermek için yeterlidir.

Başka bir demecinde İnfantino, hataları ikiye ayırıyor: Açık hatalar ve açık olmayan hatalar. Bu da garip bir ayırım. Açık hatadan kasıt, herkesin gördüğü fakat hakemin görmediği bir olası kural ihlali olmalı. Ama bu duruma hata denemez! Hakem gördüğünü çaldığı müddetçe, hakemin hiç bir kararı hatalı olamaz. Peki neden FİFA hakemin gördüğünü çalmasını (veya görmediğini çalmamasını) hatalı karar olarak tanımlıyor? Açık olmayan bir hata nasıl oluyor, ben çözemedim.

FİFA, hakemin gördüğünün değil, video kameralarının gördüğünün oyunun gerçek görüntüleri olduğunu varsayıyor. Halbuki oyunun sonsuz görüntüleri vardır. Hangi görüntünün gerçek görüntü olarak tanımlanacağı bir tercihtir. Oyunu statta seyreden her seyircinin gördüğü görüntüler ayrı ayrıdır. Bulunduğu yere göre her seyirci ayrı bir oyun görür. Oyunu televizyondan seyreden milyonlarca seyirci de ayrı ayrı oyunlar görür. Her televizyon seyircisi, oyunu seyrettiği televizyonun büyüklüğüne ve kalitesine ve kendi futbol bilgisine göre çözümlediği bir oyun görür. Hatta oyunu yalnız mı yoksa başkaları ile mi seyrettiği bile ne gördüğünü etkiler. Bira içerek oyunu seyreden birisi ile gazoz içerek oyunu seyreden birisi aynı oyunu görebilir mi? Kimse aynı oyunu seyretmez.

Ama bu konuda genel olarak kabul gören, herkesin inandığı görüş nedir? Bu görüşe göre tek bir oyun oynanmaktadır ve herkes aynı oyunu başka açılardan görmektedir. Görüntüler değişik olabilir ama oyun tektir. Ama biz oyunu sadece bir görüntü olarak görebiliyoruz, bu doğru değil mi? “Oyun” veya “maç” dediğimiz şeyin sadece görüntüleri geriye kalır. Oyunu hiç kimse bütünü ile ve her boyutta göremez. Oyunun insan boyutunda farkında olduğumuz bir gerçekliği varsa, aynı zamanda, sonsuz sayıda başka boyutlarda ve ölçeklerde de gerçeklikleri vardır.

Oyunun tek ve gerçek bir gerçekliği var mıdır? Eğer olsaydı biz ona bakar ve kararları o gerçek gerçekliğe göre verirdik. Ama bizim elimizde böyle bir gerçek oyun yok. Video görüntüleri oyunun sonsuz görüntülerinden sadece bir tanesidir.

Peki oyunun gerçek bir gerçeği yoksa acaba gerçek bir görüntüsü var mıdır? Eğer varsa, belki tanrı o gerçek görüntüyü görebilir, ama biz insanlar olarak, oyunun gerçek görüntüsünü, eğer varsa, göremeyiz ve bilemeyiz. Oyun gerçekten var mı bilemediğimiz gibi, oyunun görüntüleri arasında gerçek diyebileceğimiz bir görüntü var mı, onu de bilemiyoruz. Onun için video görüntülerinin gerçek görüntüler olduğu ve hakemin gördüğünün hatalı olduğu doğru değildir.

Görüntüleri bir de, insanların gördüğü ve aygıtların gördüğü görüntüler olarak ikiye ayırabiliriz. İnsanların gördüğü oyunun canlı görüntüleridir ve insanın hafızasına seçilmiş “pozisyonlar” olarak kaydedilir. Kameraların kayıt altına aldığı görüntüler ise ölü görüntülerdir. Neden ölü? Çünkü video görüntüleri olmuş bitmiş pozisyonların yeniden kurgulanmış görüntüleridir. Belki “ölü” değil de “sahte” görüntüler desek daha doğru olur.

Görüntüleri bir de saha içi ve saha dışı görüntüler diye sınıflandırabiliriz. Sadece futbolcular ve hakem oyunu oynayarak, sahanın içinden görebilir. Bu sebepten de hakemin gördüğü oyun gerçeğe en yakın görüntü olarak tanımlanmalıdır. Tek yetkili kişi olan hakemin gördüğü en “resmi” görüntü olmalıdır bence.

Hata ve adalet kavramları, futbolda, oyunun hangi görüntülerinin “gerçek” görüntü olarak tanımlandığı konusu ile ilgilidir. O zaman, dört tane önemli kelime var: Adalet, hata, görüntü ve gerçek.

Futbolda hakem hatası nedir?

Futbolda hakem hatası, iki görüntünün karşılaştırılması ile belirlenir. Bu iki görüntüden birisi “birim görüntü” olarak tanımlanmış oluyor ve diğer görüntü bu birim görüntü ile “ölçülüyor.” Bu sadece futbola has bir durum değildir. İnsanlar olarak dünyayı sadece tanımladığımız birimler ile ölçümler yaparak anlayabiliriz. Bu genelde o kadar hızlı yapılır ki, biz bu sürecin bilincinde olmayız.

FİFA, video görüntülerini oyunun birim görüntüleri olarak seçmiş ve hakemin gördüğünü video görüntüleri ile ölçüyor. Diğer bir deyişle, FİFA video görüntülerinin oyunun gerçek görüntüleri olduğuna karar vermiş.

Video görüntüleri oyunun gerçek (yani birim) görüntüleri olarak tanımlanmışsa, o zaman, FİFA, hakemin gördüğü ile video görüntüsü uyuşmadığı zaman, aradaki farkı, hakemin hatası olarak tanımlıyor.

VİDEO GÖRÜNTÜSÜ – HAKEMİN GÖRDÜĞÜ = HAKEM HATASI

FİFA, VAR ile işte bu hataları azaltmaya çalışıyormuş. Bahsedilen adaletsizlik bu görüntüler arasındaki farktan doğuyor. Çünkü hakemin verdiği karar “hatalı” olarak tanımlandığı için, takımlardan birine haksızlık yapıldığı varsayılıyor. FİFA’nın mantığı bu.

Aklımıza bir sürü sorular geliyor. FİFA neden maçın sahte görüntüleri olan video kayıtlarını oyunun gerçek görüntüleri olarak kabul ediyor? Neden hakemin canlı oyunda gördüğü görüntüleri birim görüntüler olarak kabul etmiyor? Olayın içinde yaşamış birisi ile, aynı olayı sonradan kurgulanmış video kayıtlarından izleyen birinin kararları aynı değerde olabilir mi? Olayı canlı yaşamış olan hakemin kararları daha değerli olmalıdır bence. VAR görüntülerine bakanın hakemin kendisinin olması tezimizi yanlışlamaz. Hakem kendi görüp yaşadığı olayı video görüntüleri ile değiştirerek kendi kendisi ile çelişkiye düşmüş oluyor.

FİFA neden hakemin gördüğüne güvenmiyor? Hakemin gördüğü görüntü yerine video görüntülerini oyunun esas görüntüleri olarak seçersek hakemin kararları daha adil mi olur?

Bir de şu konu var. Hakemin gördüğü ile video görüntüleri arasında gözlemlenen farklılıklar sadece hakemin net olarak göremediği ve çok hassas ölçümler gerektiren pozisyonlarda ortaya çıkıyor. Mesela, top gol çizgisini tamamen geçti mi geçmedi mi? Eğer top ağlarla buluşmuşsa videonun gördüğü ile hakemin gördüğü farklı olamaz. İkisi de golü görmüştür ve VAR devreye girmez. Ama top kale çizgisini 3 milimitre geçmiş mi geçmemiş mi gibi bir pozisyonda kameralar hakemin göremediğini görebilir. Burada sormamız gereken hakemin gördüğü mü gerçek görüntüdür yoksa kameranın gördüğü mü? Aslında oyunun “gerçek” bir görüntüsü olmadığına göre bu geçersiz bir sorudur.

Ofsayt olaylarında da hakemin görüş açısından dolayı göremeyeceği durumlar olacaktır. Hatta yan hakemin bile net olarak göremediği bir ofsayt pozisyonu, görüntü üzerine yapay bir ofsayt çizgisi çizerek netleştirilebilir. Bu durumda mesela futbolcunun burun farkı ile ofsaytta olduğu belirlenebilir ve futbol at yarışı seviyesine düşürülebilir. At yarışlarında doğal olan bu milimetrik ölçümler futbola hiç yakışmıyor. O zaman, futbola yakışan ölçek hangisidir? Bizce insan ölçeğidir.

Futbol hangi ölçekte oynanmalıdır? Hakem kararlarını hangi ölçeği kullanarak vermelidir? Kural kitabında “futbol insan ölçeğinde oynanmalıdır”, veya “maçın kararları ağır çekim ölçeğinde verilmelidir” gibi ifadeler yoktur. Futbol hangi ölçekte oynanıyorsa, kararlar da o ölçeğin birimleri kullanılarak verilmelidir.

Adalet dağıtımında da ölçek önemlidir. Zaten adalet aynı ölçek ile dağıtmak demektir. Çorbayı birine kepçe ile, diğerine çay kaşığı ile veriyorsanız adaletsiz davranıyorsunuz demektir.

Adalet; denge, denklik ve oran demektir. Eğer bir insan tarafından, insan ölçeğinde yönetilen bir maçta, ölçek değiştirip aniden teknoloji ölçeğine geçerseniz ve top kale çizgisini 3 milimetre geçmiş diye o golü verirseniz, golü yiyen takıma çok ağır bir haksızlık yapmış olursunuz. Bir düşünelim; eğer maç içinde hakem kendi insan ölçeğine göre 100 tane karar vermişse; siz, FİFA olarak, hakeme 101. kararını başka bir ölçek kullanarak vermesini istiyorsanız, bu 101. karar adil olabilir mi? Bir golü hakem ölçeğinde, başka bir golü teknoloji ölçeğinde verirseniz, bu nasıl adillik oluyor? Hakemin gözü 3 milimetreyi göremeyeceği için belki de o golü vermeyecekti. Ama siz hakemi hiçe saydınız ve teknolojiyi aniden yüceltip hakemin kararlarını geçersiz kıldınız.

Peki, oyun içinde ölçek değiştirmek yasal olmalı mı? Bu konunun da kural kitabında açıkça belirtilmiş olması gerekirdi. Futbol bugünkü şekli ile oynanmaya başlandığından beri, yüzyıldan fazla bir zamandır, insan ölçeğinde oynanagelmiştir. Oyunun tek karar verici makamı hep hakem olmuştur. Sadece hakem oyunu durdurabilir. Karar vermenin ilk aşaması oyunu durdurmaktır. Başka hiç kimsenin oyunu durdurma yetkisi yoktur. Hakem kararını verdikten *sonra* oyunu durdurur. Oyunu durdurduktan sonra kararını akıl yürüterek vermez. VAR bu çok önemli geleneği bozmuştur. Bu sebepten VAR ile oynanan futbol ile, VAR’sız oynanan futbol aynı oyun değildir. Ya bütün kararlar VAR ile verilmelidir (tüm yetki VAR’da olmalıdır) veya, VAR’dan önce olduğu gibi, hakemin kararlarına saygı duyulmalıdır.

Demek ki VAR uygulaması başlayana kadar futbol insan ölçeğinde oynandı ve kararların hepsi insan ölçeğine göre alındı. İnsan gözünün görme kapasitesi ne ise o ölçekte kararlar verildi. Hakemin ağır çekimde ve yakın planda görme yetileri olmadığı için şimdiye kadar kararlar hep oyunun canlı hızı ne ise o hız ile karara bağlandı. VAR ile bütün bunlar değişti.

İnfantino, VAR ile “hakemlere yardım ediyoruz ve oyunu koruyoruz” dese bile aslında, FİFA, VAR ile hakemin otoritesini sulandırmış ve oyunun karakterini değiştirmiştir.

O zaman asıl soru şudur: Şimdiye kadar insan ölçeğinde oynanmış bir oyunun önemli kararlarını, insan ölçeği dışında, yüksek çözünürlü elektronik aygıtların ölçeğini kullanarak verebilir miyiz?

FİFA’ya göre hakemin kararını video görüntüleri ile hükümsüz kılmak futbolun ruhuna uygundur. Oyun içinde ölçek değiştirebiliriz ve hakemin insan ölçeği ile verdiği kararları elektronik aygıtların ölçeği ile geçersiz kılabiliriz.

Elektronik aygıtlar sadece tartışmalı pozisyonlarda devreye girer. Yani insan ölçeğinin pozisyonu çözümlemek için gerekli çözünürlüğü olmadığı durumlarda VAR devreye girer.

Peki oyun içinde ölçek değiştirmek oyunu daha adil yapar mı? Tam aksine, VAR’ın aleyhine karar verdiği takıma haksızlık yapılmış olur.

Biz aslında video görüntüleri ile hakemin gördüğü görüntülerin arasındaki farkın “hata” olarak tanımlanmasına karşıyız. Çünkü, hakem gördüğünü çaldığı için, hata yapmamıştır. Ortada bir hata yoktur, bir haksızlık da yoktur. Sadece iki görüntü vardır. Oyunun sonsuz görüntüleri arasında hakemin gördüğü mü yoksa kameraların gördüğü mü gerçek olarak tanımlanmalıdır? Hangi görüntü “gerçek”tir demiyoruz. İki görüntü de gerçektir. İki görüntü de oyunun görüntüleridir. Hangisini birim olarak tanımlamalıyız? Önemli soru bu.

Ama mesela küçük puntolarla yazılmış bir yazıyı okuyamıyorsak, büyüteçle bakarız ve yazıyı okuyabiliriz. Durum aynı durum değil mi? Hakem çıplak gözle bakıyor ve pozisyonu çözümleyemiyor. Video görüntüleri de aynı büyüteç gibi görüntüleri büyütüyor ve bakıyoruz top ele değmiş. Hakem elle oynama vermemişse, hakem hatası değil mi bu? Tabii ki değil! Nasıl hakem hatası olabilir? Hakem ne gördüyse, gördüğüne göre bir karar verdi. Hakem elle oynama görmedi. Görmediği için de “oyna” dedi. Burada hata yok. Hakemi suçlamayalım.

Peki top “gerçekten” ele çarptı mı çarpmadı mı? Bu soru önemli değil! Bir gerçeğe göre çarptı, diğer gerçeğe göre çarpmadı. Önemli soru, “hakem topun ele çarptığını gördü mü görmedi mi?” Hakem görmediyse olası kural ihlali, olası kural ihlali olarak kalır ve oyunu etkilemez.

Neden, FİFA hakemin sadece ve sadece gördüğüne göre karar vermesini yetersiz buluyor ve oyuna büyüteçle bakma gereği duyuyor?

Peki VAR’da kullanılan teknolojinin bugünkü çözünürlüğü hep aynı mı kalacak? Olur mu hiç! Her sezon VAR’ın yeni versiyonu çıkacak ve daha yüksek çözünürlü olduğu söylenecek ve FİFA sistemin yenilenmesini isteyecektir. Yani bugün penaltı veren VAR gelecek sezon daha yüksek çözünürlüğü olduğu için aynı pozisyonda penaltı vermeyebilirdi. Bu da VAR’dan kaynaklanan başka bir haksızlıktır. Hakemlerin gözlerinin çözünürlüğü hakemlik varolduğundan beri hiç değişmedi ve futbol bitene kadar da hep aynı kalacak.

Dünya kupasında, çeyrek final maçlarında ve yarı finalde VAR’a başvurulan bir pozisyon olmadı. Bunun anlamı nedir?

###

— FİFA, hakem hatasını video görüntüleri ile hakemin gördüğü arasındaki fark olarak tanımlıyor. Bu tanımlamaya göre VAR hakem hatalarını azaltmaz, tam aksine, arttırır. Şöyleki, kamerasız oynanan, ve hakemin sadece gördüğünü çaldığı bir oyunda hakem hatası yoktur. Tek bir kamera ile oynanan bir maçta, o tek kameranın görüş açısı ile hakemin görüş açısı çeliştiğinde hakem hatası olabilir. 30 kamera ile oynanan bir maçta ise, 30 ayrı görüş açısı olduğu için, hakem hataları da 30 katı daha fazla olacaktır. VAR hakem hatalarını arttırmaktan başka bir işe yaramaz.

— “Hakem elle oynama görmedi. Görmediği için de oyunu durdurmadı. Burada hata yok,” diye yazmışım. Bu yazımda da belirttiğim gibi “… eğer ölçümünüz hata payı içindeyse ölçümünüz hatalı değildir. Şerit metre, lazer mesafe ölçere göre hatalı değildir. Şerit metre başka bir ölçektir. Daha hassas ölçeklerle ölçtüğümüz zaman yeni bir gerçek yaratıyoruz; mutlak gerçeğe yaklaşmış olmuyoruz.” Bu durumda hakemin kararı hata payı içindedir ve hatalı değildir. Çünkü hakem oyunu insan ölçeğinde yönetmektedir.

VAR’la ilgili tüm yazılar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s