Tek akıllı Aziz Nesin mi?

20180630_192210-1091016552.jpg
Sınavdan sonra kitaplar çöpe; ezberlenenler mental çöplüğe…

Sayın Cengiz Özakıncı, “Aziz Nesin’in Türklerin %60’ı Aptaldır Sözünün Tarihsel kökenleri” adlı bir yazı yayınlamış. Ben de bir cevap yazayım dedim.

Cengiz bey,

Çok değerli çalışmalarınızı ilgi ile takip eden birisiyim. Araştırmalarınızdan çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim. Burada da kitaplarınızdan alıntılar paylaşmıştım. Fakat, bu konuda biraz farklı düşünüyorum. Aziz Nesin’in yazdıkları kendi fikirleri değil mi? Aşağılama olarak görmüyorum. En naif karikatürlerin bile suç unsuru olabildiği bir ortamda yaşıyoruz; Aziz Nesin’in karikatür gibi lafına anlayış gösterebilirim ve ben gülüp geçerim. “Aziz Nesin hikayesi gibi…” lafı ile millete mal olmuş bir yazarın boş konuşma kredisi bol olmalıdır bence.

Aziz Nesin “Türklerin %60’ı aptaldır” gibi aptalca bir laf söylemişse, bu ciddiye alınacak bir laf değildir. Bu kadar geniş kapsamlı bir genellemeye gülmekten başka ne yapılabilir? Bu %60 oranını nereden bulmuş? Böyle bir araştırma mı varmış? Yoksa uydurmuş mu? Bence işkembeden sallanmış bir sayı.

Aziz Nesin aptal kelimesini nasıl tanımlamış? Tanımlamamış. Herkes kafasındaki aptal tanımlamasına göre bu sözü yorumluyor. Bana göre, gerçek dünyada hiç kimse “aptal” veya “akıllı” değildir. Herkes bazı konularda aptal bazı konularda akıllıdır. Bir konuyu bilmemek kimseyi aptal yapmaz. Cahillikle aptallığı karıştırmayalım. Cahil kelimesi de yanlış kullanılan bir kelimedir. Okuma yazma bilmeyen birine cahil veya aptal demeyelim. Okuma yazma bilmemek aslında insanı daha akıllı yapar çünkü okuma yazma bilmeyen birisi kafasını okuma yazma bilen birisinden daha çok kullanmak durumundadır; bir çok şeyi yazıya vurmadan hatırlaması gerekir. Okuma yazma bilmeyen biri, bir MBA’den daha iyi tüccar olabilir, örnekleri çoktur. Kitap bilgisi tek doğru bilgi değildir. Aptal, cahil, eğitimsiz gibi kelimeleri tanımlayanlar okullu insanlar oldukları için onlar kitap ve okul bilgisini yüceltip pratik bilgiyi neredeyse cahillikle eşdeğer yapmışlardır.

Ben etrafıma bakıyorum ve bir tek “aptal” diyebileceğim insan göremiyorum. İçinde bulunduğumuz şartlarda, evinde çorba kaynayan her ailenin bireyleri akıllı insanlardır diyorum. Bu devirde geçinebiliyorsanız kimse sizi aptal olmakla itham edemez. Soğanın 7 lira domatesin, 10 lira olduğu bir devirde karnınızı doyurabiliyorsanız siz akıllısınız demektir. Aziz Nesin bunu nasıl görememiş şaşıyorum. Zaten bütün hikayeleri insanların aptallık gerektiren şartlarda ne kadar akıllı olabildikleri hakkında değil midir?

Ama eğitim denen suç örgütünün gençlerimizi aptallaştırmaya çalıştığı da bir gerçektir. Resimdeki gibi, sınavların bittiği gün şehrin bütün çöp kutularını test kitapları ile dolduran gençlerimizin herşeye rağmen hala akıllı olduklarını görüyoruz. Sınavdan sonra kitaplar çöplüğe, kitap sayfalarından ezberlenenler de mental çöplüğe intikal ettirilmişlerdir. Bravo gençlik!

Bütün bu ezberlenen bilgiler sonunda hiç bir işe yaramayacaksa ve sınav akşamı unutulup gidecekse bu gençlerin en yaratıcı oldukları yıllarını bu saçmalıklarla heba etmenin anlamı ne? Ne kadar aptalca bir şey!

Notlar:

— Cengiz Özakıncı’nın konu ile ilgili tweet’i.

— “Cengiz Özakıncı” anahtar kelimeli yazılarım.

Bir suç örgütü olarak eğitim.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s