VAR: Tartışmalı pozisyonlar

VAR3
Futbolun düştüğü hale bakın!! Artık önemli kararlar hakem tarafından değil arka odalarda, ekranlar üzerinde tartışılarak veriliyor!!

Futbol bir oyundur

Belirsiz ve tartışmalı pozisyonlar oyunun bir parçasıdır. Hakemin gözünde canlanan görüntüler oyunun tek gerçek görüntüsü olarak kabul edilmeli ve hakemin kararlarına saygı duyulmalıdır. Zaten Kurallar Kitabında da bu açıkça yazılıdır: “Hakemin … kararlarına her zaman saygı duyulmalıdır.” (Bölüm 5.2)

Kural ihlalleri

Kural ihlalleri ancak hakem oyunu durdurduğu zaman geçerlilik kazanırlar. Hakem oyunu oynatmaya devam ettiği müddetçe oyun kurallara uygun olarak oynanıyor demektir. Mesela, penaltı olayı sadece hakem penaltı çalarsa vardır. “Hakem penaltıyı vermedi” gibi bir cümle anlamsızdır çünkü hakem çalmazsa penaltı yoktur. Topun ceza sahası içinde defans oyuncusunun eline çarpması penaltı olması için yeterli değildir. Hakemin pozisyonun penaltı olduğuna karar verip oyunu durdurması ve penaltı noktasını göstermesi gerekir.

Hakem görmediğini görmeli mi?

Hakemliğin en temel ilkesi “hakem gördüğünü çalar” ilkesidir. Hakem görmediğini çalmaz. Bu sebepten oyunu ikiye ayırabiliriz: Hakemin gördüğü pozisyonlar; hakemin görmediği pozisyonlar. Öyleyse: Hakeme görmediğini göstermeli miyiz? Hakem görmediğini görürse oyun daha adil olur mu? Hakeme görmediğini göstermek için, mutlaka oyunu durdurmamız gerekir.

FİFA hakemlere güvenmiyor

FİFA hakeme görmediği pozisyonları göstermek gerektiğini düşünmüş ki VAR uygulamasını başlatmış. FİFA, hakeme görmediği pozisyonları gösterirse oyunun daha adil olacağına inanmış. FİFA hakemlere güvenmiyor. Veya, oyunda belirsizlik veya şans olsun istemiyor. Peki hangi pozisyonları hakeme göstermeliyiz? Buna kim karar verecek?

Oyunu hangi ölçekte oynamamız gerekiyor?

FİFA belirsizliği haksızlık olarak yorumluyor. Bu doğru değil. Belirsiz, yani tartışmalı pozisyonlar, oyunun bir parçasıdır. Bu gerçeği kabul etmek gerekir. Belirsizlik pozisyonu değerlendirdiğiniz ölçek ile alakalıdır.

Tartışmalı pozisyonlar

İki türlü tartışmalı pozisyon vardır: 1. Hakemin görmediği pozisyonlar; 2. Hakemin gördüğü fakat çözümleyemediği pozisyonlar.

Hakemin görmediği pozisyonlar, bize göre, hakem görmediği için, oyuna bir etki yapamazlar. Bu konuyu ayrıca tartışmıştık.

Hakemin görüp de çözümleyemediği pozisyonlara gelince, bunlar çeşitli sebeplerden olabilir. Oyun hızlı oynandığı için, hakem mesela topun ele çarpıp çarpmadığını tam çözümleyememiş olabilir; olay insan algılama kapasitesini aşan bir hız ile gerçekleşmiş olabilir. Hakem topun elin yakınından geçtiğini görmüş ama durumu net olarak çözümleyememiş olabilir. Hakemin bu belirsiz şartlar altında bile bir karar vermesi gerekir. Hakemlikte ustalık böyle durumlarda belli olur zaten.

VAR hakemliğe bir hakarettir

Hakemin kararları sadece iki türlüdür. Karar vermesi gereken bir pozisyon olduğu zaman, hakem ya oyna der ya da düdük çalarak oyunu durdurur. Ortası yoktur, başka seçenek de yoktur. Daha doğrusu, VAR’dan önce yoktu!

VAR uygulaması başlayana kadar, bir asırdan fazla bir zamandır, hakemin oyunu durdurup pozisyonu akıl yolu ile tartışıp, araştırıp soruşturup, düşünüp taşınıp, birileri ile toplantı yapıp… ondan sonra karar vermesi gibi bir uygulama yoktu. Oyunu durdurup, bir pozisyonu düşünerek ve akıl yolu ile karara bağlamaya çalışan bir hakemlik geleneği yoktur futbolda. Bu VAR’la futbola girmiştir. VAR, maalesef hakemleri bu komik duruma düşürmüştür.

Hakemin çözümleyemediği pozisyonların diğer bir türü de çizgi pozisyonlarıdır. Mesela, top kale çizgisini geçti mi geçmedi mi? Kurallara göre gol olması için topun çizgiyi tamamen geçmesi gerekir. Hakemin insan gözleri ile topun milimetrik olarak çizgiyi geçip geçmediğini görmesi mümkün değildir. Bu tip pozisyonlar zaten anlık pozisyonlardır. Mesela, bir karambolde, kaleci topu çizgiyi geçmeden yakaladığını iddia ediyor, diğer takımın oyuncuları da topun çizgiyi geçtiğini iddia ediyorlar. Böyle bir pozisyonda acaba kaleci topu kale içinde mi yakalayıp dışarı tuttu; yoksa top çizgiyi hiç geçmedi mi? Hakemin bu sorulara cevap verebilmesi imkansızdır. Oyunun gerçeği budur. Bu belirsiz ve tartışmalı bir pozisyondur. Futbol oynandığından beri de böyle tartışmalı pozisyonlar olmuştur.

FİFA bu gibi belirsiz durumlarda hakemin karar verme yetkisini teknolojiye aktararak çözmeyi seçmiştir. FİFA, hakemin gördüğünü, ayırım gücü insan gözünün ayrım gücünden yüksek kameralarla karara bağlamayı seçmiştir.

Hakem oyunun tek karar vericisidir

Böyle bir uygulamanın oyunu daha adil yaptığı zannedilebilir. Maksat topun gol çizgisini tamamen geçip geçmediğini anlamak ise, işte yüksek çözünürlü bir kamera ile topun çizgiyi geçip geçmediğini milimetrik ölçekte görebiliyoruz. Bakıyoruz top kale çigisini 3 milimetre geçmiş! Kale çizgisi teknolojisini yöneten hakemler, hakeme “golü ver” diyorlar ve hakem golü veriyor.

Hakem topun çizgiyi 3 milimetre geçtiğini kendi gözleri ile gördü mü? Hayır, görmedi. Öyleyse, hakem görmediği bir pozisyonu vermiş oldu! Böylece futbolun ve hakemliğin en temel ilkelerinden biri olan “hakem gördüğünü çalar” ilkesi ihlal edilmiş oldu. Ve hakemin hakemlik yetkileri bir elektronik aygıta devredilmiş oldu. Oyun bir insan tarafından insan ölçeğine göre yönetilirken, bu pozisyonda karar başka bir ölçek kıstas alınarak verilmiş oldu. Bu doğru olabilir mi?

Kural kitabında, hakem oyunun kararlarını uygulayan tek yetkili olarak tanımlandığı halde, bu durumda hakemin yetkileri geçici olarak bir elektronik aygıta devredilmiştir.

Burada sormamız gereken sorular şunlar: Oyun hangi ölçekte oynanmalıdır? Oyun esnasında kararları hangi ölçeği kullanarak vermeliyiz? Çünkü bir ölçek kullanılmadan karar verilemez. Oyun baştan sona aynı ölçekte mi oynanmalıdır? Yoksa bazı kararları insan ölçeğinde, bazı kararları daha yüksek çözünürlü elektronik aygıtların ölçeğinde verebilir miyiz?

Hakemin gördüğünü yetersiz bulup, ayrım gücü insan gözünün ayrım gücünden yüksek olan aygıtlarla karara bağlamaya çalışanlar, oyunu böylece daha adil yaptıklarını söylüyorlar. Bu doğru olabilir mi?

Topun kale çizgisini 3 milimetre geçtiğini kameralarla tespit edip, hakemin kendi gözleri ile gördüğünü geçersiz kılmak, ve bu pozisyonu gol olarak vermek acaba oyunun ruhuna uygun bir şey mi?

İki türlü gol var

Gol çizgisi teknolojisini sevenler, bu milimetrik golü vererek hücumdaki takımın hakkını verdiklerini söylerler. Hakem bu olayı gol olarak değerlendirmediyse de, bunu bir “hakem hatası” olarak tanımlarlar. Bizce bu hakem hatası olamaz. Hakem tecrübesine, sağduyusuna göre ve gördüğünü değerlendirerek anında bir karar vermek durumundadır ve bu şartlar altında en iyi kararı vermiştir. Hakem hatası yoktur. Böyle bir durumda hakem gol da veribilir devam da diyebilir. Oyunun güzelliği buradadır.

Zaten topun çizgiyi geçip geçmediği veya ne kadar geçtiği hiç önemli değildir. Hakemin topun çizgiyi geçtiğine karar vermesi ve bu pozisyonu gol olarak değerlendirmesi gerekir. Nasıl ki, ofsayttan gelen bir topun çizgiyi geçmesi gol değeri kazanmazsa, aynı şekilde, eğer çizgiyi geçen topu, her ne sebepten ise, hakem gol olarak değerlendirmediyse, çizgiyi geçen top gol değeri kazanmaz.

Daha da önemlisi, ağları sarsan muhteşem bir topun golü ile, çizgiyi geçip geçmediğini bilmeyen şaşkın bir topun golü aynı olabilir mi? Bence olamaz. Eğer top çizgiyi 3 milimetre geçtiyse, bu insan ölçeğine göre belirsiz bir durumdur ve belirsiz olarak kalmalıdır. Oyunun ruhuna uygun olan da budur.

Eğer hedef oyunu daha adil yapmaksa ve VAR oyunu daha adil yapmak için uygulanıyorsa, bu durumlardan hangisi daha adildir? 1. İnsan ölçeğine göre belirsiz ve tartışmalı pozisyonları oyunun bir parçası kabul edip, hakemin kararına saygı duymak mı? Yoksa, 2. pozisyona büyüteçle bakıp hakemin kararını hükümsüz kılmak mı?

Futbol distopyasına doğru

İkisi de olabilir. Bu bir tercih meselesi gibi görünüyor. Önemli olan futbolun nereye doğru gitmesini istediğimize bağlı. Anlaşılan FİFA futbolun giderek Amerikan futbolu gibi oynanmasını istiyor. Kararların hakem tarafından insan ölçeğinde verilmesi yerine, elektronik aygıtlar tarafından oyun dışındaki görevliler tarafından verilmesini yeğliyor. Bu futbolu bir futbol distopyasına doğru götürür ve futbolu bir oyun olmaktan çıkartır ve ruhsuz bir gösteri haline sokar. FİFA’nın hayalinde, robotların oynadığı ve robotların seyrettiği sıfır hatalı bir oyun olmalı!! Gidiş o gidiş.

VAR’la ilgili diğer yazılarım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s