Alman saçörtüsünün askerleri!

AyselDemirel
Danıştay üyesi Aysel Demirel, Cumhuriyetle birlikte kendisine istediği gibi giyinme hakkını veren Atatürk’ün fotoğrafı önünde bu hakkını kullanırken gururla poz verirken görülüyor.

Attığı tweet ile türban dalaşına giren Danıştay üyesi Aysel Demirel, tarafsızlığını yitirdiği eleştirilerine maruz kalınca, gelen yoğun tepkiler üzerine paylaşımını sildi.Gazetelerden

Bir Türk kadınının kendisini başörtüsü ile tanımlaması ne kadar üzücü olmalı. Tabii o taktığı aslında başörtüsü değil, türban da değil, SAÇÖRTÜSÜ.

Bu saçörtüsünün Türkiye’ye nasıl sokulduğunu çok iyi biliyoruz. Bunun bir Alman misyonerlik projesi olduğunu bilmeyen var mı?

Bu projenin amacı, en başta, Türk kadınını “açık ve kapalı” diye ikiye bölmekti. Sonra, Türkiye’nin enerjisini bu ortaçağ meselesi ile meşgul ederek ilerlemesini yavaşlatmaktı. Toplumu kutuplaştırmak; halk arasında batıl inançları yaymak; örtünerek dindar olunacağı fikrini kabul ettirmek; ve toplumun genel olarak geçmişe bakan ve Arap kafalı kalmasını sağlamak da bonus hedeflerdi.

Yerli misyoner Şule Yüksel Şenler ile bir Alman misyoner, Anadolu’yu karış karış dolaşmış ve devlet kurumlarının da desteği ile bu saçörtüsü modasını kadınlar arasına dinî bir yükümlülük olarak yaymışlardır.

HİDAYET
Alman usulü saçörtüsü operasyonunun propaganda el kitabı.

Türkiye uzun yıllar dinle bir alakası olmayan bu saç örtme modası ile uğraştırılmıştır. Siyaset, eğitim, hatta bütün devlet kurumlarının enerjisi bu salakça konu ile meşgul edilmiş, devletin bütün işleri bu Alman saçörtüsü operasyonu yüzünden sekteye uğramıştır.

Ve bu kadın; Cumhuriyetin kendisine verdiği bütün hakları kullanarak, devlet hiyerarşisinde bir yerlere gelmiş, hukukçu olmuş bir kadın; büyük bir gururla saçörtüsünü Alman usulü bağlamış, medyaya poz veriyor! Ne demek istiyor yani:

Ülkemize Almanların yaptığı bu operasyonun gönüllü bir piyonu olduğum için çok gururluyum!!! Bundan sonra da saçörtüsü meselesini kaşıyarak toplumu ayrıştırmaya ve bölmeye devam edeceğim.

Daha önemlisi, bu kadın -dinini giyinerek- hem milletine, hem cinsine, hem ırkına ihanet etmiş bir kadındır. Bir Alman projesi uğruna, ve kendi Arap özentiliğini tatmin etmek için, cesur Osmanlı kadınlarının; Nezihe Muhiddinlerin, Halide Edip Adıvarların, Ulviye Melvanların, Fatma Aliyelerin; çarşaftan, peçeden, türbandan, kurtulmak için verdikleri savaşa ihanet etmiştir. Türk kadınının son yüzyılda tırnakları ile kazıyarak elde ettiği kazanımları ve hakları, Arap özentisi bir saçörtüsü modası için satmış bir kadındır bu kadın.

Bütün dünyada büyük başarılara imza atan Türk kadınının bazı mensuplarının kendilerini kafasına bağladığı bezle tanımlaması ve bundan gurur duyuyor olması, bizim hepimizin, toplum olarak, bir yerlerde bir yanlışlık yapmış olduğumuzu gösterir.

Saçörtülü Türk kadınlarının, Türklüklerini unutup, Araplaşmaları ve bu topraklarda, Türk nesiller yerine Arap isimli Arap çocuklar yetiştirmeleri kendi ırklarından ne kadar nefret ettiklerini gösterir. Bu sorunu nasıl birlikte çözebiliriz, buna odaklanmamız gerekir.

###

Meraklısı için notlar:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s