Arapça “Akıl” Sözcüğünün Kökeni

Dil ve Din kitabında, Sayın Cengiz Özakıncı, Arapça “akıl” kelimesinin nasıl somuttan soyuta geçtiğini çok güzel bir şekilde anlatmış. Bundan çıkan bir sonuç da, aklın bazılarının yaptığı gibi, yüceltilecek, ulvileştirilecek, aydınlanma şu bu ile ilişkilendirilecek bir şey değil, sadece her insanda doğal olarak varolan “olgular arasında ilişki kurma yetisi” olduğudur. İlgili sayfaları olduğu gibi kopyalıyorum:

“Arapça “Akıl” Sözcüğünün Kökeni” yazısını okumaya devam et

Kapalı hanımdan açık topluma methiye

20180624_172345-1693258713.jpg
Ayşe Kara hanım gururla poz vermiş.

Absürdün peşindeyiz ya, bundan daha absürd ne olabilir diye dikkatimi çekti paylaşmak istedim. Ayşe Kara isimli bir yazar İstanbul’un Çağrısı adlı bir kitap yazmış. Star gazetesinde röportaj yapıyorlar ve şöyle bir soru cevap olmuş:

— Kitabı yazarken keşfettiğiniz bir bakış ya da konu oldu mu?

— Fatih’in büyük oğlu Şehzade Mustafa’nın vefat konuşmasını 14 yaşındaki kızı Nergis Şah yapıyor. Erkeklerin karşısına çıkıp hitap ediyor. Ölen şehzadenin maiyetinde üst düzey yönetici konumunda pek çok erkek var. Ama meclislerde şiirleri de okunan, iyi yetiştirilmekte olan bu genç kız yapıyor konuşmayı. Yani bizim zannettiğimiz gibi bir kadın erkek ayrımı yok. Üstünlük yetenek ve çalışmayla gelen bir şey.

“Kapalı hanımdan açık topluma methiye” yazısını okumaya devam et

Türban modasının sonu

Şöyle bir tweet gördüm:

screenshot_2018-06-19-17-56-08-11767889330.png

Arapça “hımar” kelimesinin sadece “başörtüsü” olarak kullanıldığı tabii büyük bir yalan. Hımar’ın başörtüsü olduğunu iddia eden her Kuran uzmanı için “hımar” başörtüsü değildir diyen bir Kuran uzmanı vardır. Zaten Erdem Uygan’ın Kuran’ı Tahrife Modern Bir Örnek yazısının propaganda amaçlı samimiyetsiz bir yazı olduğunu detaylı olarak anlatmıştım. Burada tekrarlamaya gerek yok.

“Türban modasının sonu” yazısını okumaya devam et

İslam Bu: Muhammedî İslam, Cemil Kılıç

İslam Bu
Büyüteç altındaki Arapça yazı İmran Ailesi Bölümü, 19. Söz imiş: “Doğrusu Allah katında din, İslam’dır.” (Cemil Kılıç çevirisi.)

Cemil Kılıç’ın yeni kitabı İslam Bu: Muhammedî İslam’ı Beşiktaş’da bir kitapçıda gördüm, merak edip, içine şöyle bir bakayım dedim. Tesadüfen kıyamet kavramının irdelendiği 159’uncu sayfayı açmışım:

Kuran’da kıyamet sözcüğünün kullanımı konusunda çok ilginç bir durum söz konusudur. O da bu sözcüğün daima yevm yani gün sözcüğü ile birlikte kullanılmış olmasıdır. Böylece “Yevm’ül-Kıyame” / “Kıyamet Günü” ifadesi meydana gelmektedir.

“İslam Bu: Muhammedî İslam, Cemil Kılıç” yazısını okumaya devam et

Alman saçörtüsünün askerleri!

AyselDemirel
Danıştay üyesi Aysel Demirel, Cumhuriyetle birlikte kendisine istediği gibi giyinme hakkını veren Atatürk’ün fotoğrafı önünde bu hakkını kullanırken gururla poz verirken görülüyor.

Attığı tweet ile türban dalaşına giren Danıştay üyesi Aysel Demirel, tarafsızlığını yitirdiği eleştirilerine maruz kalınca, gelen yoğun tepkiler üzerine paylaşımını sildi.Gazetelerden

Bir Türk kadınının kendisini başörtüsü ile tanımlaması ne kadar üzücü olmalı. Tabii o taktığı aslında başörtüsü değil, türban da değil, SAÇÖRTÜSÜ.

“Alman saçörtüsünün askerleri!” yazısını okumaya devam et

Emre Ertegün: Topluluk kurmak

Emre Ertegün’ün kurmak isteği topluluk ile ilgili yazısına benim yorumumdur:

Bir topluluğun en önemli ve en şımarık üyesi midedir. Mideler mutlu edilmeden başka hiç bir iş yapılamaz. Zaten topluluk demek beraber yemek yemekle eş anlamlıdır. Onun için her topluluk kurucunun bu temel soruları sorup cevaplarını vermesi gerekir.

“Emre Ertegün: Topluluk kurmak” yazısını okumaya devam et