Akıl imandan önce mi, sonra mı gelir?

Hürriyet’te Aklı öldüren 4 şey başlıklı bir yazıdan:

Akıl, imandan sonra en büyük nimet olarak kabul edilir. Çünkü akıl ilahi teklifin temel şartı, Allah’a kulluğun en önemli aracıdır. Akıl, Allah’ın nimetlerini tanımayı sağlar ve O’na şükretmeye vesile olur.

Akıl ile hevâ ya da şehvet, birbirinin alternatifidir. Akla hevâ egemen olunca onun adı nefis, akıl ruha egemen olunca onun adı gönül olur. İnsanda nefsi arzular doymak bilmez. Hz. Peygamber şöyle buyurur: “Âdemoğlunun bir vadi dolusu altını olsa da ikinci vadiyi ister. Âdemoğlunun gözü doymaz. Onun gözünü ancak kara toprak doyurur.”

İşte; eğer insan, imanı aklın önüne alırsa; doğal olayları, Kuran aracılığı ile çözmeye kalkar. Aklını bağımsız olarak kullanamaz. Halbuki “nefis” konusunu anlamamız için Kuran’a başvurmamız gerekmez. Aklımızı kullanmamız yeter. Nefis, veya içimizdeki ses, vücudumuzun çeşitli yerlerinde ortakyaşam kolonileri olarak yaşayan organizmaların bilince gönderdikleri mesajlardır.

Bu organizmaların büyük bir kısmı bağırsaklarda yaşar. Bunların şekerle beslenenleri bilince, “acıktık, şeker ye” diye mesaj yollarlar. Genelde bunlar parazitlerdir. Kendilerini beslememizi isterler. Şekerin bünyeye zararlı olduğunu bilen bilinç ise, şeker yememeye çalışır ve ortaya bir çelişki çıkar. Kuran bu doğal olayı sanki din ile imanla ilgili gizemli bir şeymiş gibi anlatmaya çalışır.

Şehvetle ilgili olarak; yani aşırı cinsel istekle ilgili olarak; bu duygular da cinsel organlarımızda yaşayan organizmaların -yine ortak yaşam organizmalarının- bilince gönderdiği mesajlardır. Bunun “ademoğlunun açgözlülüğü” ile falan ilgisi yoktur. Gayet doğal bir olaydır.

Aklı; iman denen şeyin önüne alanlar, doğal soruları peygamberin dedikleri ile cevaplamaya gerek duymazlar.

… Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir. Yunus / 100.


Notlar:

Yunus bölümünün 100. ayetini Cemil Kılıç şöyle tercüme etmiş:

“Allah’ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. O, aklını kullanmayanlara kötü bir azap verir.”

Kuran’da olduğu gibi kelime kelime tercümesi de şöyle:

1. olamaz
2. bir nefsin
3. mü’min olması
4. olmaksızın
5. Allah’ın izni
6. ve verir
7. azap
8. üzerine
9. akıl etmeyen kimseler

Burada akıl kelimesinin anlamı nedir? Bizim anladığımız şekilde aklını kullan ve Kuran’ı eleştir veya aklını kullan ve doğa olaylarını Kuran’a başvurmadan incele veya insan ilişkilerinde aklını kullan ve Kuran’ın dediğini değil aklının dediğini mi yap demek istiyor acaba? Yani Kuran karını dövebilirsin diyor ama sen aklını kullan ve karını dövme mi demek istiyor? Herhalde hayır. Öyle olsaydı Kuran kendini feshetmiş olurdu. Burada akıl kelimesinin anlamı, bir önceki fikri akıl etmeyen kimselere bir gönderme olabilir. Ama bir önceki fikir nedir? O da açık değil. Allah istemeden bir insanın Allah’a inanması mümkün değildir, bunu akıl edip anlamayan insanlara Allah azap verir diye yorumlayabilir miyiz? Bu ayrı bir yazı konusu olarak incelenmeli.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s