Tanrı İşitti ile Güldüren

Cengiz Özakıncı’nın DİL ve DİN / Kur’an’ı Doğru Anlamak adlı eserinden bir alıntı ile başlayalım (Sayfa 304). Günümüzde kitap dinlerine inananların ataları olarak gördükleri Abraham’ın bu ismi nasıl aldığını anlatıyor:

Karısı doğurma özürlüymüş. 86 yaşına dek bir çocukları olmamış. Bu nedenle kendisine bir erkek çocuk vermesi için Tanrı’ya yalvararak, karısının da onayıyla ikinci bir kadın alıp yatıyor. Tanrı onun gece gündüz yalvardığını “işitip” ona ikinci karısından bir erkek çocuk bağışlıyor. O da, Tanrı yakarılarımı “işittiği” için bana bu çocuğu bağışladı, diyerek, oğluna İbranice “isma” (işitmek) ve “el” (Tanrı) sözcüklerini birleştirip İbranice “ismael” (Arapçası; “ismael”) Türkçesi; “Tanrı işitti” adını veriyor ve kendisi de artık soyunu sürdürecek bir erkek çocuğu olduktan sonra adını değiştirip; Türkçede “ata” anlamına gelen İbranice “ab” ile Türkçede “bir soy” anlamına gelen İbranice “rahm”ı birleştirip “Abrahm” (Arapçası; İbrahim) Türkçesi “bir soyun atası” adını alıyor. Derken bu olay, ona yıllardır bir erkek çocuk doğuramamış olan karısını çok üzüyor. Bu kez de ilk karısı kendisinin de bir erkek çocuk doğurması için gece gündüz Tanrı’ya yalvarmaya başlıyor. Bir kaç yıl yana yakıla dua ettikten sonra, Tanrı bu kadının da yalvarmalarını olumlayıp ona da bir erkek çocuk doğuracağını bildiriyor. Gelgelelim kadın 90 yaşındadır. Tanrı’nın bu müjdesine bir türlü inanamıyor; “Ne?! Ben mi?! Bu yaşımda doğum mu yapacağım?” diyerek kıkır kıkır “gülüyor”. Sen misin Tanrı’nın müjdesine “gülen”? Bir de bakıyor ki karnı şişmeye başlamış. Derken doksanlık kadın günü gelip bir oğlan çocuk doğurmuyor mu? Eh, bu çocuğa da bir ad koymak gerekiyor. Çocuğun adını İbranice “güldüren” anlamına geler “İshak” koyuyorlar; çünkü bu çocuk anasını “güldürmüştür”. Gelgelelim, ikinci erkek çocuk doğunca, baba “Abrahm”ın “bir soy atası” anlamına gelen adının da yeni duruma göre değiştirilmesi gerekiyor. Öyle ya, artık iki erkek çocuğu olduğuna göre, kendisinden “bir soy” değil, “iki soy” türeyecek. Bu nedenle baba da adını değiştirip Türkçe’de “ata” anlamına gelen İbranice “ab” ile Türkçede “soylar” anlamına gelen İbranice “raham”ı birleştirerek “Abraham”, Arapçası “İbrahim”, Türkçesi “Soylar atası” yapıyor. İşte kutsal kitaplarda Tanrı’nın elçisi olarak adı geçen “İbrahim” (Soylar atası) bu İbrahim’dir; ilk oğlu “İsmail” (Tanrı işitti) ikinici oğlu “İshak” (Güldüren) böyle olmuştur.

Aslında güzel bir gelenek. Günümüzde de aynı yöntemi kullanarak çocuklarına isim koyan ebeveynler var. 7. kızından sonra bile bir erkek bulamamış olan baba tanrıya YETEEER! diye yakarırken çocuğun ismini de ‘Yeter’ koyar. Zaten eskiden çocuklar doğar doğmaz bir isim verilmezmiş; kendilerini diğerlerinden ayıracak özel bir şey yaptıklarında ona göre bir isim koyarlarmış. Çocuk ismi ile özdeşleşirmiş. Bugün ortalık mutlu ve nazlı olmayan Mutlu’lar ve Nazlı’larla dolu.

Bu Soylar Atası şahsiyetinin adına yazılmış kitapların uğruna insanlar ne işkenceler etmişler birbirlerine ama Soylar Atası‘nın kendisi ne kadar espritüel bir insanmış ki bir çocuğunun ismini Tanrı İşitti diğerini Güldüren koymuş. Ama ne absürttür ki Güldüren‘i kutsal sayan insanlar, ona tapan insanlar, sanki onun adı ‘Öldüren‘ imiş gibi Güldüren‘in adını kullanarak birbirlerini öldürmüşler hala da öldürmeye devam ediyorlar.

Din ne kadar insancılmış o zamanlar. İnsancıldan çok dinsiz bir dinmiş. Bugün din ile ilişkilendirdiğimiz kutsal kitap; yeme, içme, örtünme kuralları; toplumsal ilişki kanunları, ibadet, hiyerarşi gibi şeylerin hiç biri Soylar Atası zamanında yokmuş. Ondan Soylar Atası İbrahim gayet hür bir şekilde çocuğun ismini Güldüren koybilmiş. O zamanlar zaten standart isimler yokmuş. Erkek isimleri kız isimleri diye listeler yokmuş. Çocuğun karakterine, huyuna suyuna uyan isimler konurmuş. Bebeği alıp doğar doğmaz insanların efendisi olan bir tüzel varlığın veritabanına kayıt ettirmek gibi bir zorunluluk yokmuş. Kayıt ettirirken bir isim verilmesi lazım ya, ondan zamanla standart isimler oluşmuş.

Peki nasıl oluyor da binlerce senedir bu din milyonlarca hatta milyarlarca insanın ölümüne sebep olan savaşların mazereti olarak kullanılmış. Neredeyse her savaşın mazereti din ile ilgili. Her türlü haksızlığın eşitsizliğin kökünde bu din var. Nasıl olmuş da Güldüren’in torunları insanları bu kadar ağlatmışlar? Nasıl olmuş de Tanrı İşitti‘nin torunları ile Güldüren‘in torunları birbirlerine böyle hiç bitmeyen bir kan davası ile bağlanmışlar? Bu iki bin senelik kan davası hala devam ediyor ve bitecek gibi de görünmüyor. Çünkü bu iki kavim de artık kendilerini bu kan davası ile tanımlamışlar.

Cevap çok basit. Dünyayı kana bulayan Güldüren’in veya kardeşi Tanrı İşitti’nin torunları değil. Kan davasını körükleyen de sürdüren de insanlar değil. Bunları yapanlar sonradan oluşmuş olan din hiyerarşisi. Ve bu din hiyerarşisi ile işbirliği yapan devletler. Din ile hiyerarşiyi birbirinden ayıralım. Kurumsal ile kurumsal olmayan aynı olamaz.

Soyların Atası‘nın zamanında bir din hiyerarşi yoktu. Soyların Atası Allah’la direk ilişki kurabiliyordu. Musa da öyle, tanrı ile Musa arasında bir papazlar hiyerarşisi yoktu. Tanrı “dağa gel, sana insanlara vermen için bir kaç tabletim var” diyordu Musa da hemen gidiyordu. İsa da tanrının direk izniyle mucizeler gösterebiliyordu. Bir dini hiyerarşiye dilekçe verip “şu şu mucizeye yapmak için izin istiyorum” demiyordu. İsa’nın zamanının hiyerarşisi Roma imparatorluğu idi. Sonra Roma İmparatorluğu Hıristiyan olunca o da hiyerarşi oldu ve dünyanın en eski ve katı hiyerarşisi Katolik kilisesi doğmuş oldu.

Hiyerarşi dinin kendisi değil dini kullananların kurduğu topluluktur. Bir tüzel organizmadır. Çok çirkin bir şeydir. Çok muzur birşeydir. Özünde insanların düşmanıdır. Çünkü insanların efendisidir. Din değildir.

* * *

Cengiz Özakıncı’nın bahsettiğimiz DİL ve DİN / Kur’an’ı Doğru Anlamak kitabı gerçekten çok değerli bir araştırma. Ben çok faydalandım. Herkese tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s