Metin değişmez anlam değişir

Yakup Köse’nin Star gazetesinin 14 Mayıs 2018 tarihli sayısında Fransızlar geç kaldı adlı yazısı ile ilgili yorumumdur. Yakup Köse bu yazısında İlhami Güler adlı ilahiyatçının Kuran’dan bazı ayetleri çıkartmak istediğini belirtiyor. Ben de bahsedilen video’yu seyrettim ve bu yazıyı yazdım. Yakup bey Fransızların bu yakınlardaki Kuran provokasyonundan da bahsediyor.

* * *

İlhami Güler ne demiş:

…bir şey sayacağım Kuranı Kerim’den ki bunların bugün değiştirilmesi gerektiği kanaatindeyim…

Kuranı değiştirmek ne anlama geliyor? Kuran’ı kim değiştirecek? Kuran’ı değiştirme yetkisi olan ne bir kişi var ne de bir kurum. Kuran’ın kitaplaşma süreci Hz. Osman ile 7. yüzyılda sona ermiştir. Artık bu dünyada Kuran’ın metnini değiştirme yetkisi olan bir kimse yok. İlhami Güler böyle bir değişikliği kimin yapmasını istiyor? Bence boşa konuşuyor. Ama konu Kuran olduğu için insanlar çok çabuk galeyana geliyorlar ve hemen Kuran’ın koruyucusu duruşuna geçiyorlar.

Değiştirilen Kuran yeni bir Kuran olur

Böyle bir değişiklik yapılamaz da, hadi yapıldı diyelim, bu değişiklik bile Kuran’ı değiştirmek olmaz. Değiştirilen Kuran yeni bir Kuran olur. Eğer “yeni bir Kuran” lafı İranlı mollaların kulağına giderse de bu değişikliği yapanın acilen cehenneme yollanması gerektiği hususunda bir fetva verebilirler. Hatta İlhami Güler’in örnek verdiği Kehf suresinin 74. ayetini gerekçe olarak göstererek bu yeni Kuran’ı yazan kişinin öldürülmesinin Kuran’a uygun olduğunu ispatlayabilirler. Şöyleki, “bu kafirin kellesini istiyoruz çünkü bu adamın Kuran’ı değiştirerek gelecek nesil müminlerini ‘…azgınlık ve küfre (inkara) sürüklemesinden korktuk'” diyebilirler.

Metin değişmez; anlam değişir.

Ayrıca, İlhami Güler’in Kuran’ın metnini değiştirmesine hiç gerek yok; sadece ayeti kendine göre yorumlaması yeterli olurdu. Eğer gerçekten usta bir ilahiyatçı ise, ayetin kabul edilen anlamının tam aksi anlamını çıkartıp bu anlamı dünyaya kabul ettirebilirdi. Akademik bir ilahiyatçı olarak zaten işi budur!

Kuran’ı yorumla yöntemleri

İlhami Güler sıkı bir ilahiyatçı olsaymış “bu ayette Hızır zaten çocuğu öldürmüyor ki” diye bir yorum yazabilirdi. İlk yapması gereken ayetteki “katele” yani öldürmek kelimesini incelemek; Kuran’da bu kelimenin başka ayetlerde hangi anlamlarda kullanıldığına bakmak; benzer kelimeler ile mukayese etmek ve sonunda bu kelimenin bu ayette öldürmek anlamına gelmediğini ispat etmektir. Arapça bu tip analizler için çok uygundur çünkü kelimeler üç sessiz harften oluşan köklerden türetilmişlerdir ve bu köklerden yeni anlamlar türetmek çok kolaydır. ‘Katele’nin kökü ‘qtl’dir.

Kısacık bir araştırma bile benzer bir analizin yapıldığı bu kitabı buldu.  Buradaki analizi geliştirerek, bu ayet İlhami Güler’i rahatsız eden anlamlarından arındırılıp günümüzün etik anlayışına uygulanabilir. Zaten Kuran’ı anlamak için kullanılan yöntem budur. Kimse böyle bir analizin sonuçlarına karşı çıkamaz.

“Sadece görüntü idi…”

İlhami Güler, Nisa suresi 157. ayetteki bir diğer standart yorum kalıbını da kullanabilir; yani “aslında çocuğu öldürmedi; bu sadece bir görüntü idi” diyebilir:

Bakın, biz, Allahın Elçisi (olduğunu iddia eden) Meryemin oğlu İsa Mesihi öldürdük!” diye böbürlendikleri için. Aslında onu ne öldürdüler ne de çarmıha gerdiler, sadece onlara öyle (olmuş gibi) göründü; ve o konuda farklı görüşler taşıyanlar da gerçekten şaşkındılar, onunla ilgili (gerçek) bir bilgileri yoktu ve sadece bir zanna uymuşlardı. Kesin olan şu ki onu öldürmediler…

Yani Kuran’ın metninin değiştirmek istemek çok gereksiz, absürd ve komik bir şeydir. Ciddiye alınacak bir şey değildir. Yorum yapmak ve şerh yazmak gibi standart yöntemlerle Kuran’ın anlamını değiştirmek varken neden “Kuran’ın metni değiştirilsin” gibi İslam’ın hassas sinir uçlarına dokunan bir fikir ileri atılır ki?

Fransızlara gelince

Bu açık bir provokasyondan başka bir şey değildir. Sadece ve sadece Fransızların hala ülkemizde İslam dinini kullanarak operasyon yapabileceklerin gösterir. Bu provokasyonun dinle alakası yoktur. Fransızların Kuran’ı değiştirmek gibi de bir niyetleri yoktur. Onlar kendini müslüman olarak tanımlamış olan bireyleri ve devletleri din üzerinden kolayca tahrik edilebileceklerini ve bölebileceklerini çok iyi biliyorlar. Din üzerinden provokasyon yapıyorlar. Yazdıkları bir kitapın reklamını yapmak için dikkat çekmek istiyorlardı ve bunu da başardılar. Bir kaç Paris entelinin imzaladığı bir bildiri koskoca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanından bile tepki alabiliyor.

Ülkemizde din üzerinden hala bu kadar kolay operasyon yapılabilmesi ne kadar hazin. Konunun din ile Kuran ile alakası yok.

Bu konudaki daha önce yazdığım yazılar (Evet, itiraf ediyorum ki bu yazıları yazarak ben de provokasyon tuzağına herkes gibi düşmüş oldum):

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s