Araştırma konuları

Bir e-posta dergisi yayınlamayı düşünüyordum. Onun tanıtma yazısını burada yayınlıyorum.

* * *

Merhabalar.

Araştırmalarımla ilgili yazılarımı bir e-posta dergisi olarak sizinle paylaşmak istiyorum. Yeni yazılar hazır oldukça yayınlayacağım. Merak ettiğim ve araştırdığım konulardan bazıları şunlar

  1. Yerçekimi ve doğa ile ilgili konular.
  2. İnsanlar ve tüzel varlıklar.
  3. Cins devrimleri
  4. Din
  5. Kutsal
  6. Mikrobiyom ve insanın yeni tanımı.
  7. Eğitim

1. YERÇEKİMİ VE DOĞA İLE İLGİLİ KONULAR

Merak ettiğim konuların en başında yerçekimi geliyor. Şu yerçekimi kelimesine bir bakın. Türk Dil Kurumu Newton’un kütleçekim doktrinini nasıl da gizlice kabul etmiş. Diğer bir çok dilde aynı kavram ağırlık olarak tanımlanır. Çekim iması yapılmaz. İngilizce’deki gravity gibi. Newton doktrinlerinin sorgulanmadan kabulü eğitimde de geçerlidir. Bilim tanrısı olarak tanımlanan Newton’un materyalist doktrinleri bize tek doğru doğa yasaları diye öğretilir. Ben buna Newton kültü diyorum. Newton kültünü sorgulayan yazılarımı İngilizce bir kitapçıkta toplamıştım. Burada bulabilirsiniz.

2. İNSANLAR VE TÜZEL VARLIKLAR

Eski yazılarımdan birinde insanlar ile tüzel varlıkların ilişkisini kediler bağlamında incelemiştim. Kediler petlikten bıkıp da efendileri insanlara karşı başkaldırsalar ne olurdu diye sormuştum. Kedi Devrimi adlı bu hikayemi burada okuyabilirsiniz:

Kedi Devrimi’ni yazarken insan cinsinin de bir efendisi olduğunun farkına varmıştım. Kedilerin efendisi insandır. İnsanın efendisi tüzel organizmalardır. Müslümanlar Allah’ı ve peygamberini esas efendileri olarak görürler ama onlar da bu dünyada tüzel organizmaların veritabanına kayıtlıdırlar. Kimin veritabanına kayıtlıysanız onun -kulu- olursunuz. Allah’ın bilinen bir veritabanı yoktur. Günah/sevap işlerinin tutulduğu bir amel defterinin varlığından söz edilir ama bu defter ancak kıyamette karşınıza çıkacaktır. Yani böyle bir defterin olup olmadığını ancak o zaman anlayabileceksiniz.

3. CİNS DEVRİMLERİ

Kedi Devrimi hikayesi bir cins devriminin gerçekleşme olasılığı var mıdır sorusunu da gündeme getirdi. Herhangi bir cinsin bütün bireyleri bir olup cins olarak efendilerine karşı devrim yapıp ecdatlarının efendilerine teslim ettiği doğal haklarını geri alabilirler mi. Bu soruyu sorunca kadınların bir cins olarak böyle bir devrimi eski efendileri erkeklere karşı iki bin yıl önce başlatıp günümüzde neredeyse başarmış olduklarını gördüm. Peki sadece kadınlar değil de bütün insanlık bir cins olarak birlik olup efendilerine karşı isyan edip doğal haklarını geri alabilirler mi. İnsanların kaybettiği doğal hakları arasında eş seçme ve üreme hürriyeti ve yeryüzünde serbest dolaşma özgürlüğünü sayabiliriz. İnsanoğlu böyle bir devrim yapabilse bile bu da kadınlarınki gibi iki bin yıllık bir proje olurdu. Yani yeni bir dünya mümkün diyerek yola çıkanlar bu işin iki bin yıllık bir proje olduğunun bilincinde olurlarsa daha gerçekçi başlangıçlar yapılabilir bence.

Ben tek insan milleti konusunda Nâzım kadar iyimser değilim

Yeryüzünde görecek mucizenin büyüğünü :
tek insan milletini pırıl pırıl.
Ben iyimserim, dostlar, akarsu gibi…

19. yüzyılın ortalarında Komünist Manifesto BÜTÜN ÜLKELERİN İŞÇİLERİ BİRLEŞİN! çağrısını yaptı. Nazım’ın iyimserliğinin sebebi de buydu. Ama sadece işçi sınıfının kapitalizme yani tüzel organizmalara karşı birleşmesi bile bir hayal olarak kaldı. Bu küçük çaplı ve sınırlı birleşme bile gerçekleşemediğine göre bütün insanların birleşmesi aynı bütün kedilerin birleşmesi gibi ebediyen hayal olarak kalacaktır.

4. DİN

İnsanlık ile ilgili konulara girince din mutlaka işin içine giriyor çünkü egemenlerin ve tüzel organizmaların insanı sömürmek için kullandıkları en önemli araç organize dinler olmuştur tarih boyunca. Yazının icadı ile eşzamanlı olarak egemenler dini de bir sömürü aracı olarak geliştirmişlerdir. Din konusunda yazarken kimsenin inancını sorgulamadan dinî konuları da bir doğa araştırması yaparmış gibi incelemeye özen gösteriyorum.

5. KUTSAL

Şu anda aktif olarak araştırdığım konu da din ile yakından ilgili. Muhtemel adı Kutsalın Peşinde… Cami avlusunda şeytanın yazdırdıkları olan bir kitap üstüne çalışıyorum. Kutsal nedir. Cami kilise gibi ibadet yerlerini kutsal yapan nedir. Kutsal mekanın bir niteliği midir yoksa insanın yaptığı bir tanımlama mıdır. Camilere gidip kutsallığı bulmaya çalışıyorum. Şimdiye kadar Dikili Bergama İzmir ve Bursa’da bir çok camiye gittim. Bursa Ulu Camii gibi gerçekten ulu mekanlar insanı etkileyebiliyor ama bu etkinin yarattığı duyguların kutsallık olmadığını biliyorum. Kutsalı algılayabilecek bir duyumuz yok. Kutsalın nasıl bir uyaran göndereceğini de bilmiyoruz. Şimdiye kadar gittiğim camilerde henüz kutsala rastlayamadım. Bu sebepten insanların kutsal kelimesini bu kadar kolay kullanıp anlamını bildiklerini zannetmelerine de şaşırıyorum. Çoğu zaman kutsal -saygı duyulması gereken şey- olarak tanımlanıyor. Din ile kutsalın ilişkisi hayali bir ilişki olarak kalıyor. O şeye saygı duymayı kabul edenler yani inananlar bu ilişkiyi görebiliyor ama saygı duymayı kabul etmeyenler yani inanmayanlar göremiyor. Kuran’ı düşünün. Kuran’ın basılmış ve ciltlenmiş halini kutsal kabul edenler var. Üstündeki bir takım sembollerin okuyan tarafından -Kuran- olarak algılandığı bazı sayfaların ciltlenmiş halini kutsal diye tanımlamış oluyor bu insanlar. Yani bir kitabı saygı duyulması gereken bir şey olarak tanımlamış oluyorlar. Ama sadece mânânın kutsal olabileceğini bilenler kitabın cismine saygı duymayı putlaştırma olarak görürler. Mânâ yerine maddenin kutsal olduğuna inanmak tabii önemli felsefi problemler yaratıyor.

Yakında İstanbul’a gidip Ayasofya gibi tarih boyu hep kutsal mekan olarak kabul edilmiş yerleri ziyaret edeceğim. Ayasofya’nın kutsallık durumunu özellikle merak ediyorum. Eskiliğinden dolayı Ayasofya’da kutsal çok yoğun olabileceği gibi kiliselikten camiliğe geçince iki ayrı kutsallık birbirini elemiş de olabilir. Tabii kutsalın eksi kutsal ve artı kutsal gibi cebirsel bir karakteri olup olmadığını bilmiyoruz. Hatta Ayasofya camilikten müzeliğe geçince bütün kutsallığı buharlaşıp uçmuş olabilir. Ayrı dinlerin kutsalının ayrı olup olmadığını da bilmiyoruz. Belki aynıdır. Ayasofya’nın altında pagan kutsal mekanlar olduğu için derin bir kutsallık olabilir burada. Ama paganlık yok olunca kutsallığı da onunla beraber yok olmuş olabilir. Soru işaretleri çok. Bu konuda yazdıklarımı henüz yayınlamadım ama bu projeye başlamadan önce Menemen’deki Gazez camiinde yazdığım izlenimlerimi burada okuyabilirsiniz.

6. MİKROBİYOM VE İNSANIN YENİ TANIMI

Bir de insanın yeni tanımı konusu var. Mikrobiyomun varlığını öğrenince ve bireyin kararlarının ve hareketlerinin çoğunun bağırsaklardaki mikroplar tarafından verildiğini öğrenince insanın yeniden tanımlanması gerektiğini düşünmeye başladım. İnsanlar olarak kendi kararlarımızı kendimiz veremiyorsak bu kararları değerlendiren tanrılar neden bu kararlar yüzünden bizi cehenneme atarak cezalandırabilsin. Kararlarımızı kim veriyorsa o cezalandırılsın.

7. EĞİTİM

Öğretmenin olduğu yerde öğrenme olmaz diyorum ve eğitimin geleceğimiz olan çocukları absürt bir sınav sistemi ile gaddarca harcadığına inanıyorum. En değerli varlığı olan gelecek nesillerin en yaratıcı olduğu dönemleri onlara sadece sınav geçmeyi öğreterek israf etmeyen sınavsız ve okulsuz bir Türkiye hayal ediyorum.

8. ABSÜRD VE MADDESİZ DÜNYA

En temel ilke olarak da bu dünyanın görünür halinin absürtlük hali olduğuna inanıyorum. Yani asıl istisna olan bizim normal dediğimiz durumdur. Olağan olan absürdlüktür. Doğanın doğal hali de Newtoncu değildir. Newtoncuların dayattığı mutlak katı bölünmezlerden meydana gelmiş atomik materyalist bir dünyayı reddediyorum. Mutlak bölünmez madde yoktur. Dünya bir yoğunluk devamlılığıdır.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Yazılar hazır oldukça yenilerini yollarım. Bu e-postaya cevap vererek bana yorumlarınızı ulaştırabilirsiniz. Çok memnun olurum. Tabii ki bu girişimimi destekleyebilirsiniz veya isterseniz listeden çıkabilirsiniz. Hiç alınmam. Sağlıcakla kalın.


Kendimizi hayal gücümüze neşeyle teslim ederek o bizi nereye götürmek isterse, her yerde onu takip edeceğiz.
Xavier de Maistre

Araştırma konuları” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s