Üsküdar’da politik duruş olarak ezan

Üsküdar’da ezan neredeyse 10 dakika sürüyor. Belki ramazan diye imamlar galayana gelmişler sanki Kibariye okuyormuş gibi ezanı arabeske çevirmişler. O ne çığırmaktır öyle. İnsanları namaza çağırmak için bu kadar uzatmaya ne gerek var? Bu gösterişten başka nedir ki? Allahtan çok Allahçı olmak. Bir de Kabe’de ezan okuyan adamı dinleyin. Çok daha sade ve kasmadan okuyor. Adam Arap. Kendi lisanı. Kendi dini. Derin ızdıraplar içinde çığlıklar atma ihtiyacı duymuyor. Güzel güzel okuyor. Makamına göre okuyor. Buradaki adam özenti. Ezanı namaza çağrı değil politik bir duruş olarak okuyor. Gösterişçi. İslam gösterişe karşıdır halbuki. Bir de Kibariye deyince. Neden ezan okuyan kadın yok? Feministlerin bu konuya bir bakmaları gerek. Arada bir kadın sesi duymak iyi olurdu.

Notlar:

Üsküdar’da ezanın o kadar uzun sürmesinin bir  sebebi varmış. Üsküdar Meydanı’nın iki büyük tarihi camii olan Valide Sultan ve Mihrimah Sultan Camilerinin müezzinleri birbirlerinin sesini kesmeden karşılıklı ezan okuyorlarmış. Ne güzel bir gelenek. Yine de fazla ağdalı okuyorlar bence.

Bugün yine Üsküdar’dayım bir akşam ezanı vakti. Baktım komşu camilerin sıra ile okuma geleneği kalkmış. Hepsi aynı anda okuyorlar ve anlaşılmaz bir gürültü çıkıyor ortaya. Halbuki aralarında anlaşsalar ve hergün sadece biri ezan okusa daha iyi olmaz mıydı? Zaten hoparlörü o kadar açıyorlar ki Üsküdar’daki ezan Kadıköy’den duyuluyor. Bir de eski ezanı düşünün. Ezanın müezzinler tarafından şerefeye çıkılarak okunduğu günlerde Şakir Paşa Konağı kitabının yazarı Nermidil hanımın şu gözlemine bir bakın:

Yanımızdaki Beyazıt Camisi’nden ezan duyulurdu ama çok kez fark etmezdim. Bir gün kestirmeden camiden geçerken asırlık dekorunun güzelliğine kapıldım, o sıra ezan okundu. Müezzin’in boş avluya akseden sesi yansıyarak geri döndü, ezan oldu iki ezan. Müezzin şerefede döndükçe uzaklaşıp yakınlaşan ses, bana Osmanlı’nın büyüsünü ta içimde hissettirdi. Ne yazık ki şimdiki sun’i sesli metalik ezanlar bu hissi veremiyor.

Sun’i sesli metalik ezanlar o hissi vermediği gibi gürültü kirliliği de yapıyor. Ezan’ın dinle alakası olmayan bir gelenek olduğunu bilmeyenler ezanı putlaştırdıkları için “ezana hakaret” gibi bir suç bile icat etmişler ve ezanın gürültü kirliliğine sebep olduğunu söyleyen birini “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” gibi sun’i bir suçla suçlayabilirler. Ama ezana asıl saygısızlık yapanlar onlar. Ezanı o kadar yüksek sesle okutuyorlar ki 10 binlerce kişi duyuyor. Ama 10 bin kişiden en fazla 10 kişi ezanı duyup namaza geliyor. Diğerleri ezanı umursamıyor bile. Onun için ezanı politik bir dayatma olarak hoparlörlerden değil de insan sesi ile şerefelerden okumak gerekir. Ezanı sun’i ve metalik hale getirenler onu aşağılamış olmuyorlar mı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s