Aydınlanmacı denen Newton’un köktendinci doktrinleri

Newtoncululğun kutsal kitabı Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri
Newtonculuğun kutsal kitabı Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri

Kozmoloji her zaman politik bir konu olmuştur ve egemen güçler kendi seçtikleri bir kozmolojiyi kendi okullarında vatandaşlarına tek doğru dünya modeli diye dayatmışlardır. Bugün okullarda okutulan Newton kozmolojisi Hristiyan kozmolojisinin yerini alan bilimsel bir kozmoloji olarak tanıtılır.

Newton gelmiş geçmiş en yüce bilim insanı olarak pazarlanır. Halbuki Newton doğa olaylarını tanrıyı sebep göstererek açıklayan bir Hristiyan köktendincidir. Newton’a göre, içinde yaşadığımız bu dünyayı Hristiyan tanrısı Newton’un kanunlarına uygun olarak yaratmıştır ve bu kanunları bulsun diye de Newton’u yaratmıştır. Newton’un tanrı ile olan özel ilişkisini en güzel açıklayan bu meşhur şiirdir:

Tabiat ve Tabiatın kanunları gecenin karanlığında saklı idiler.
Tanrı Newton’u yarattı ve herşey aydınlandı.

Newtoncu propaganda Newton’u Avrupa aydınlanma hareketinin lideri olarak gösterir. Fakat bu nasıl olabilir? Newton’un yazdıklarını bugün birisi yazsa o insan aydınlanmacı değil, tam aksine bilim düşmanı, gerici, yobaz, köktendinci olarak bir kenara itilir.

Aydınlanmayı hayatlarının temel ilkesi yapmış insanlar nasıl oluyor da Newton’un bu din tabanlı kozmolojisine inanıyorlar? Hatta Newton’un en ateşli savunucuları da onlar olabiliyorlar? Newton’un bir Hristiyan yobaz olduğunu ve doğa olaylarını tanrıyı sebep göstererek açıkladığını bilmiyorlar mı? Bilmiyorlarsa, bu yazıları okuduktan sonra Newton hakkındaki fikirlerini değiştirecekler mi?

Newton’a göre tanrı dünyayı madde denen bölünemez birimler olarak yaratmış. Demek ki insanlar, müslüman olsun, budist olsun, hiç bir dine inanmaz olsun, 300 yıldır Newton’un uydurduğu bu Hristiyan kozmolojisine sorgulamadan inanmaktadırlar.

Newton kozmolojisi bir Hristiyan ve İngiliz sömürü kozmolojisidir. Sömürülen nedir? Sömürülen insan aklıdır. Newton’un gelmiş geçmiş en yüce bilim insanı olduğuna sorgulamadan inanmak bu sömürünün bir parçası olmak demektir.

Newton’un bu dinî safsataları okulda bize ”fizik” adı altında ezberletilir ve o kadar çirkin konulardır ki bunlar, sınavları geçer geçmez anında unuturuz ve Newton kimmiş, kanunları neymiş ne hatırlamak isteriz ne de Newton bir daha karşımıza çıksın isteriz. Haklı olarak. Ben de bu araştırmaya takılmamış olsaydım ”Newton” kelimesini duyar duymaz uzaklara kaçardım. ”Newton’un sahtekârlığı da yanına kâr kalsın” derdim. Hiç kendime dert edinmezdim.

Ama şunu da eklemek gerek. Politikacıların sahtekârlıklarına aşırı duyarlı olan insanlar Newton’un sahtekârlıklarına aldırmazlar. Halbuki politikacı sonuçta biraz para çalmıştır. Devletin malı deniz yemeyen domuz ilkesine göre hareket etmiştir. Bize direk hiç bir zararı dokunmamıştır. Fakat Newton insanlığın doğayı yanlış olarak algılamasına sebep olmuştur. Eğer bugün doğayı madde olarak görüyorsanız bunun sebebi Newton’dur. Doğayı Newton’un sahte doktrinlerine göre algılamak kimseyi rahatsız etmiyor anladığım kadar.

Biz Newton’un uydurduğu Hristiyan, okült ve absürt bir dünyada yaşadığımıza inanırız. Çünkü bize okulda öğretilen Newton efsanesine inanırız. Bu efsaneyi de sorgulama gereği duymayız.

Peki nedir Newton’un bu kadar büyüttüğümüz sahtekârlığı?

Newton efsanesi şu varsayımlar üzerine inşa edilmiştir:

1. Newton evrensel çekim gücü diye bir şey bulmuştur.

2. Newton bu evrensel çekim gücünü kullanarak bir kaç gezegenin yörüngesini hesapladığını söylemiştir.

3. Newton’un çekim gücünü kullanarak yaptığını söylediği hesaplar doğru sonuçlar vermiştir.

4. Bunun üzerine Newton şöyle demiştir: Çekim gücünü kullanarak yörünge hesapları yaptım. Yörünge hesapları doğru çıktı. Demek ki, bu çekim gücü bütün evreni kaplayan bir güçtür.

Bu işte bir bit yeniği yok mu sizce?

Newton bu çekim gücünü buldaysa eğer nerede bulmuş? Deney mi yapmış? Hayır. Gözlem mi yapmış? Hayır. Bir buluş mu yapmış? Hayır. Newton sadece ”güç” diye bir şey tanımlamış. Peki, tanım yapmak sahtekârlık mı? Değil, ama yörüngeleri varolmayan bir çekim gücü ile hesapladığını söylemek sahtekârlıktır. Dünyanın döndüğünü bilip de dönmüyor demek kadar büyük bir sahtekârlıktır.

Şu kesin: Yörüngeleri hesaplamak için sadece iki yöntem vardır. ”Yörünge hesapladım” diyen herkes bu iki yöntemden birini kullanmak zorundadır. Başka yolu yok. Bu yöntemlerden biri matematik yöntemleri kullanmaktır (trigonometrik veya sayısal tümlev metodu gibi) diğeri de bir formül kullanmaktır. Yani, ya matematik yöntemleri kullanıp astronomik çizelgeler oluşturacaksınız veya bir formül kullanacaksınız.

Newton formül kullanmayı tercih etmiştir.

Yörüngeleri hesaplayabileceğiniz tek bir formül vardır, Newton da mecburen o formülü kullanmıştır. Başka çaresi var mı?

Peki neden Newton ”ben bir formül kullanarak gezegenlerin yörüngelerini hesapladım” dememiştir? Çünkü bu formülde ne madde ne de güç terimleri vardır. Ve bu formülü Newton bulmamıştır. Eğer Newton başkasının bulduğu bir formülü kullansaydı o zaman kendini efsaneleştiremezdi.

Bahsettiğimiz formül Kepler kuralıdır ve Johannes Kepler tarafından bulunmuştur.

Newton Kepler’in bulduğu bir formülü çalmış ve kendi buluşu gibi kullanmıştır. Ama bu kadar olsa hiç de önemli değildir.

Newton formülü kendine mal etmiş ve madde ve güç terimlerini eklemiştir. Fakat bu terimler Newton’un hesaplarında sadece isim olarak bulunurlar, nicelik olarak hesaplara girmezler.

Kepler kuralının bir özelliği de yoğunluğun tanımı olmasıdır.

Yani Newton Kepler kuralını kullanarak yörüngeleri doğru olarak hesapladığına göre aslında dünyanın bir yoğunluk devamlılığı olduğunu ispatlamıştır.

Newton’un kendi hesapları yine kendisinin uydurup dünyaya sattığı Hristiyan ve maddeci dünyanın tam tersi bir dünyada yaşadığımızı ispat ediyor. Bizim içinde yaşadığımız dünya, Newton’un maddesel, materyalist dünyasından çok daha güzel ve insancıl bir dünyadır.

Eğer dünya bir yoğunluk devamlılığı ise şu güzel sonuçlar çıkmış oluyor.

1. Varoluş tektir.
2. Yüzey sadece tanımlanırsa vardır.
3. Tek gerçek görüntüdür. Görüntünün arkasında bir gerçek yoktur.
4. Mutlak yok, sabit vardır.
5. Madde dünyası olmadığına göre madde dünyasının tersi bir ruhlar dünyası da yoktur.
6. Varolmak tanımlanmak demektir.
7. Dünya nasıl tanımlarsan öyledir.

Eğer doğayı olduğu gibi algılamak istiyorsanız işe Newton efsanesini sorgulayarak başlayabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s