Datça’da toksik çocuk parkları çevreyi ve çocukları zehirliyor

Datça'da plastik yığını ve toksik çocuk parkı.
Datça’da plastik yığını ve toksik çocuk parkı.

Bu sefer ki Datça gezimde ilk dikkatimi çeken şey meydanın hemen yanındaki devasa çocuk parkı oldu. Bana göre bu plastik yığınları en az beton yığınları kadar doğaya aykırı ve insana ve çocuklara zararlı şeyler. Herşeyden önce bu kadar güzel bir doğanın ortasına bu çirkin renkleri ve şekilleri kaba saba Disneyvari iğrençlikleri dikenler en azından beton dökücüler kadar kınanmalı.

Fakat bir de çocukların ve özellikle annelerin açısından bakalım. Dün akşam bu park çocuklarla doluydu. Bir sürü çocuk ve onları seyreden anneleri iyi eğleniyorlardı. Çocuklar bu parkı sevmişti. Sizce bu çirkinlik abidesi tam da deniz kıyısında, Datça’nın ortasında, çocuklar seviyor diye ve dolayısiyle anneler memnun ve bunları yaptıran belediyeye oy verecekler diye bu rezil yapılar ortalık yere dikilmeli mi? Çocuklar bu plastik yığınlarında oynamalı mı? Bu da ayrı bir soru.

Datça'da plastik yığını ve toksik çocuk parkı.
Datça’da plastik yığını ve toksik çocuk parkı.

Bu resmini gördüğünüz park yapılmış ve açılmış ama onun tam karşısında, koyun diğer yanında, eski öğretmen evinin olduğu tarafta daha büyük bir parkın inşasına başlanmış. Bu park için sahilde bulunan Datça’nın en eski çay bahçelerinden birini yıkmışlar ve bu mini-disneyland’ı inşa edecekler. Datça’nın artık zevki kalmadı deyip kendime yeni bir cennet arayabilirim. İçinde bu kadar çirkin plastik yığını olan bir yer nasıl cennet olabilir onu da bilmiyorum.

Datça'da Eski Muğla Valisi Özer Türk adı verilen çocuk parkı. Hem çirkin. Hem toksik.
Datça’da Eski Muğla Valisi Özer Türk adı verilen çocuk parkı inşaat halinde. Hem çirkin. Hem toksik.

Fakat nihayet asıl söylemek istediğim şeyi söylemek istiyorum. Bu yeni yapılan parkın daha sadece zeminini dökmüşler. Bu zemin kauçuk gibi bir şey fakat çok keskin bir kimyasal koku yayıyor. Mutlaka bu toksik bir madde diye araştırdım. Türkçe arayınca bir şey bulamadım ama “Children’s playground toxic” diye arayınca bu malzemeninin gerçekten de çok zararlı olduğunu buldum. Özellikle çocuklar için çok zararlı imiş. Zabıtanın oradaki parka tekrar gittim, ne zaman yapıldığını tam bilmiyorum ama o parkta hala kimyasal bir koku yayılıyordu etrafa.

datça-park01
Datça’da Eski Muğla Valisi Özer Türk adı verilen çocuk parkı inşaat halinde. Hem çirkin. Hem toksik.

Peki şimdi ne yapmalı? Burada bir rant olayı mı var? Eğer bir belediye durduk yerde tarihi bir çay bahçesini yıkıp yerine çocuk parkı yapıyorsa, üstelik bir değil iki tane yapıyorsa, bunun bir sebebi olmalı.

Siz olsanız ne yapardınız? Datça gibi güzel bir yerin bu plastik yığını ucubelerle doldurulmasını nasıl karşılardınız? Datça gibi bir yerin bu kadar kolay elden gitmesine insanın gönlü razı olmuyor. Üstelik belediye “çocuklar için yapıyoruz” mazereti ile çevreyi kirletiyor, görsel kirlilik yaratıyor ve de çocukları zehirliyor ve biz hiç bir şey yapamıyoruz.

Evet bu bir nükleer santral projesi değil. Belki “boşver önemli değil” diyebilirsiniz. Fakat benim incelemek istediğim bir konu bu, çünkü tüzel organizmalarla insanların ilişkisi ile ilgili bir problem bu. Demek istediğim böyle küçük ölçekte de olsa, nükleer santral gibi veya HES gibi büyük ölçekte de olsa sistem hep aynı şekilde işliyor. Hepimiz biliyoruz nasıl olduğunu: İki tane tüzel organizma, yani devlet ve bir şirket kendi aralarında bir antlaşma yapıyorlar. Devlet şirkete bir ihale veriyor. Şirket de paraları alıyor ve ihaleyi gerçekleştiriyor. Bu arada orada yaşayan insanların fikri olmuyor. Tüzeller yaptıkları bu projeyi orada yaşayan insanların iyiliği için yaptıklarına dair propaganda kampanyaları başlatıyorlar. Zaten insanların bu olup bittiden haberi her şey olup bittikten sonra oluyor. Ve insanlar genelde hiç bir şey yapamıyorlar.

Gördüğüm bir diğer problem de tüzellerin her zaman birlikte hareket ettiği fakat insanların hiç bir zaman birlikte hareket edemedikleri.

Çocuk parkı konusu sadece 700 bin TL’lik bir ihale yani çok küçük bir ihale. Gerçi 2 çocuk parkı için 700 bin lira çok şüpheli bir miktar, ama ben ne anlarım bu işlerden. Burası zaten küçük bir ilçe. Herkes kendi rahatını düşünüyor. Kimsenin çocuk parkı için parmağını oynatmaya niyeti yok. Üstelik siz bir şeyler yapmaya kalksanız anneler karşı çıkarlar. “Boşver koku geçer, bir şey olmaz” derler çünkü onlar bu parkı çocuklarına belediyenin bir hediyesi olarak görüyorlar. Datça çirkinleşmiş umurlarında değil. Kimse onlara sormamış umurlarında değil. Çocukları zehirlenmiş, bu bile umurlarında değil.

Eğer bu kadar basit bir ihalede, bu kadar basit bir hakların ihlalinde hiç bir şey yapamıyorsak, büyük konularda ne yapabiliriz ki?

Nasıl bir AKUT var ve bu insanlar nerede bir felaket olsa hemen oraya gidiyorlar ve ne yapacaklarını çok iyi biliyorlar ve sistematik olarak yapıyorlar, bu tip doğa ihlalerine karşı da bir AKUT olması gerekiyor ki anında buraya gelip bu belediyeyi sorguya çekip, ihaleyi inceleyip, ve halkı bilinçlendirip bu hak ve doğa ihlallerini durdurabilsin. Yoksa boşuna biz burada yazıp dururuz. Ve her seferinde ne yapacağımızı yeniden keşfetmemiz gerekiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s