Günlük hayatta militarizm

 

imageİnan Mayıs Aru: “… Gündelik hayatın içindeki büstler, bayraklar, merasimler militarizmi her an yeniden üretiyor…”

Bu cümleye gündelik hayatın içindeki silahları da eklesek nasıl olur? Neden bu silahlar sokak ortasında sergileniyor? Bu silahlar kime ait? Bunlar tüzel organizmanın insanları öldürmek için kullandığı silahlardır. Yani sembiyotik ağamıza aittir bu silahlar. Neden sokaklarda seri katillerin silahları sergilenmiyor? Neden insanların insanları öldürürdüğü silahlar da anıtlaştırılıp sokaklarda vatandaşların beğenisine sunulmuyor? Aynı şey değil mi? Efendimiz bize gücünü mü göstermek istiyor? Gözdağı mı veriyor? Uslu durmazsınız sizi de temizlerim midemek istiyor? Neden bir insanın diğerini öldürmesi suç da tüzel varlıkların binlerce insanı öldürmesi suç değil? Kanunları sembiyotik ağamız yazıyor da ondan mı acaba?

Bu silahların insanları öldürmek için yapıldıkları aslında tam olarak doğru değil. Ağamızın derdi bizimle değil ki, bizleri zaten kendi malı olarak görüyor. Onun derdi diğer bayrak devletleri ile. Boyu boyuna posu posuna demişler. Her cins sadece kendi cinsi ile eşit ilişkiye girmeyi sever. Bizim “savaş” diye gördüğümüz şey aslında bu devasa organizmaların birbirleri ile aşk yapmasıdır. Yani tüzel organizmalar için komşusu ile savaş yapmak bir oyundur, zevktir… çok ileriye gidip de birbirlerine ilanı aşk ederlerse de o zaman birbirlerinin sınırlarının içine girerek sevişip dururlar. Bu sevişme sırasında biz insanlar da arada kaynayıp gideriz. Bir yumurtayı döllemek için yollanan spermler gibi. Aşıkların ölen spermler umurlarında olur mu? Tüzel organizmalar için savaş hem gerekli hem de güzel bir şeydir. Silah ve mühimmat depoları ağzına kadar dolunca tabii ki onları bir şekilde boşaltmaları gerekmektedir. Bu sebepten insanlar açısından durum çok vahim ve karmaşıktır aslında. Ağamız açısından bakınca kendi zevki için bir kaç milyon insanı ölmüş hiç önemli değildir, yenileri doğuyor nasılsa üçer beşer… Yani bu konuyu sadece “militarizm” olarak görmek konuyu çok basite indirgemek oluyor diye düşünüyorum.

Not: Sabah deniz müzesinin önündeki fotoğrafları çektim. Akşam yine aynı yerden geçiyordum. İşlerinden dönen insan kalabılığına baktım. Kimse kaldırımı dolduran ağır silahların farkında değildi. Belki de bu silahların insanlar üzerindeki etkisini gereğinden fazla abartmışım. Kimsenin etraftaki militarizm sembollerine bakıp bu tip felsefi analizler yazıp Face’de paylaşmak gibi bir isteği yok. Onlar bir an önce evlerine gidip haberleri izlemek istiyorlar. Onları heyecanlıdıran miyadı dolmuş dekoratif ağır silahlar değil, haberlerde izledikleri gerçek şiddet sahneleri… Yani onlar militarizmden şikayetçi olmadıkları gibi, şiddet görüntülerine de bağımlılıkları var, gibi geliyor bana.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s